30
Eyl
2009
Yüreğime çarpan sesler mi çok yalnız?
Yazar Klavye. bulunduğu kategoriler Deneme Yazıları, K e n d i m c e |











Bu böyle sürer gider… Acıyarak bakanlar hep başkalarının sırtından geçinmeyi alışkanlık haline getirmiş kişilerdir çoğunlukla. Kendilerine yetemeyenlerdir güçlerinin sınırını bilmeyen ve onları bir köşeye hapsetmiş olanlardır onlar .Bilirler belki de işlerine gelmez öylesi….
Acıyanlara ne demeli ? Sanki o yapmasa , kendilerimi üstlenecek onun görevlerini.Ama o kadınlar izin vermez buna ; çünkü o kadınlar her işlerini kendileri yapar.
Kendileri öylemidir? Asla… Elektriği suyu yıkmışlardır birinin üzerine. Yada çocuğun eğitimini yüklemiştir birinin omzuna. Evde tamirat olduğunda birilerinin vazifesidir onu ilgilendirmez. Çarşı pazarı da yüklediyse, doğaldır bu kişilerin yalnız kadınlara acıması. Çünkü onlar düşünmez onun yerine düşünen biri vardır.
Bu kadın içinde aynı ,erkek içinde geçerlidir.
Paylaşmak güzel denir ya, aslında büyük bir kandırmacadır. Buyurun burdan yakın !!! Paylaşılan bir şey yoktur ortada, sadece birilerini kullanma vardır. Çoğunlukla da kadın kendine ait olmayan birisinin hayatını yaşar. Duygu Asena’nın dediği gibi “Kadının adı yok”tur.Oysa erkek içinde durum farklı değildir. O sadece dışarıda çalışma görevini üstlenir. Başka ne yapsın ki para kazanıyor ya .O çalışmasa nasıl dönecek bu değirmenin suyu ? Her şeyi çözüyor bu para. Biri evde diğeri dışarıda çalışıyor, hayat paylaşılmış oluyor onlara göre. Dışarıda çalışan 9–10 saat çalışıyorsa evde ki nerdeyse 18 saat çalışıyor.Hatta 24 saat…
Ne adaletli bir paylaşım değil mi?
Sorumluluklarını üzerinden atıp birilerinin üzerine yıkanlar acıyarak bakar yalnız kadınlara.
Kıskanarak bakanların durumu daha vahimdir.Kıskanarak baka dursunlar ,onlar kendilerini ifade edemediklerinden dolayı, başarmış olana gıpta ile bakarlar. Bu kadınları hemen tanırlar.
—Marketin elektrik reyonunda fiş veya kablo seçerken görürler.
—Yada arabasını tamir ettirirken tamirciye arabanın derdini anlatırken görürler.
—Hafta sonu çocuğunu parkta dolaştırırken fark edilirler.
—Bir restaurantta tek başına yemek yerken fark edilirler.
—Sinemada tek başına film izlerken göze çarparlar bazen de.
—Bir mağaza da beğendiği kıyafeti aynada görür ve beğendi ise alırken.
Kendisi öyle mi ya ?, danışması gerekir eğer o da beğendi ise alabilir. Kendi başına karar veremez duruma gelmiştir.Kendi kalabalık ortamında yalnızlığını fark eder. İçi burkulur hayatını paylaştığı kişi ile arasında uçurumları görür ,kalabalık içinde büyük bir yalnızlığı vardır.
Ama “o yalnız kadın” kendi yalnızlığı ile olmayı tercih etmiştir. Barışıktır yanlızlığı ile …Kalabalık içinde yalnız olmak yerine.
Yalnız kadın, bir erkeğin doğası gereği yaptığı işleri de yapar, kendi işleri ile beraber. Kimilerine göre de aptaldır bu kadınlar, alaycı bakışlara maruz kalırlar. Boyundan büyük işlere kalkışıyordur yine. Elinin hamuru ile belki de …Onlara göre kadın dediğin, süslenir püslenir erkeğini memnun ve mutlu eder. Bahtiyar eder…
Siz öyle sanın ,aslında yalnız değillerdir bu kadınlar.
Çevreleri kalabalıktır, meclislerde sözlerini dinletirler. Pek çok konuda fikir bildirirler, çözümcüdürler.Güçlü ve sağlamlardırlar halk tabiri ile “hükümet gibi kadın”dırlar. Yetenekleri gelişmiş ve her koşulda kedilerini ifade edebilirler. Hata yapmaya hakları yoktur bu kadınların.
Yalnız kadın aslında en güçlü kadındır. Hayatın tüm yükü onun omzundadır. Ama o bu yükün altında ezilmez. Gururla başı dik yaşamını devam ettirir. Kişiler bunu çoğu zaman fark edemezler. Olsun farkedilmesinler …Olur da ,eğer fark edemiyorsanız sizde, bırakın onları kendi onur ve gururları ile kalsınlar…Kendi hallerinde yaşasınlar…
Yoksa ben miyim her nefeste bu denli yalnızlığı soluyan!
Klavye yazıları
Yazara mail gönder | tarafından yazılan tüm yazılar Klavye | Yazıları takip et (RSS)






