20
Haz
2009
yüreğimde ne hayaller büyüttüm
Yazar Klavye. bulunduğu kategoriler Hikayeler, Klavye Dostları |
Yepyeni anlamlar yükledim, hiçbiri anlatamadı gözlerindeki masum güzelliği. Sözcükler hamaldı sevgili taşıyamadılar seni.Geceleri yonttum kalemimle. Karanlıklardan kopardım yüreğimi, mısraları zora soktum her kafiyede sana vardım Yıllarca büyümenin hayalini kurdum durdum ne umutlar besledim çocuk yüreğimde ne hayaller büyüttüm sevecek sevilecektim ben büyüdükçe büyüyecekti yüreğim umutlarım dünyam olmadı yazık olmadı yıkıldı tüm dünyam sevemedim çünkü bedenim büyüdükçe küçücük kaldı yüreğim..Uzun zamandır ilk defa bu kadar heyecanlandığımı hissediyorum. Yazmak benim için çok özel bir duygu. Onunla uğraşırken kendimi çok şanslı hissediyorum. İlk kez karşılaşıyorum siz sevgili İLERLE ARTIK dostlarıyla. Yazım da sizlerle çok özel bir konuyu paylaşmak istiyorum. Belki çok ilginç gelecek size ama İNANMA diyeceğim bu akşam size. Tabi anladığınız şekilde değil…
Artık sıcaklığını yavaşça artırmaya başlayan yakıcı güneş, alnına hoyratça dökülen saçlarım arasından gözlerime bir gölge misali olup düşerken birazdan hemen başucunda bir nefes hissederek çevirdi bakışlarını kendisine bakan simsiyah gözlere.Yine kırgın, sönük ve paramparça bir hayatın ortasında savrulup gidiyorum..Kırık,dökük umutlar paramparça hülyalar kırlangıç kanatlarında sıcak ülkelere doğru hüzünlü bir yolculuk yapıyor. Ümitsizliğe inat, taptaze ümitler bekliyor onları sıcak..Zaman nasıl da ilerliyor kendi bildik rotasında değil mi? Bir gün daha sensiz bitti; bana aldırmadan. Artık gözlerimden utanıyorsam bu yüzdendir.Kimbilir kaçıncı kez sana seni ve kendimizi yazıyorum. Adına umut dediğimiz aldanışlar tortusu bazen yitse de, sevenler, gizli bir umudu yine de taşırlarmış; yaşamı bıraktıkları yerden yeniden omuzlayıp var olurlarmış; bugün bunu keşfettim. Kendimi keşfettim sonunda. Artık gitme, hiç gitme. Biliyorum, hayaller hep giderler. Yaşattığı tadımlık kavuşmaları, aşkın ağırlığını bırakıp üstümüzde, giderler… Ama sen gitme. Sen gidersen özlem kalır geriye. Her defasında sensizlik vurulur boynuma. Kırık hayaller üzerine kurulmuştur bu şehir, hiç kimse mutlu değildir ve hiçbir mutluluk tam değil. Ve hayal kırıklıklarının başkenti olan bu şehirde, kırık kalpler üzerine kurulmuştur bu aşk, hiçbir aktörü mutlu değildir ve hiçbir mutluluk tam değil. Hangi şehirde bu kadar çok kırılan hayal vardır ve hangi aşkta bu kadar çok gerçekleşmemiş hayal kurulur. Hayalini kırdığı insanların mezarları üzerinde yükselir bu şehir, ve kırık kalplerin kanlarıyla beslenir bu aşk. Ama mutluluğun da hiçbir aşka benzemez senin. Hiç kimse senin gibi öpemez hiçbir aşk ve senin kadar değerli olamaz. Aşkını yaşatmak için kırdığım her kalp, biraz daha vazgeçilmez kılıyor seni. En çok mezarlığı ve en çok mutluluğu bir arada barından bu şehir gibi, acınla beraber geliyorsun yine. Rüyalar vardı, O’nda O’nu bulmaya dair…Neyi bekliyordu eller diller ve gözler..neyi arıyordu çaresizce… Ulaşılması güç değildi elbet hemen baş ucunda bir el kadar yakın…Ne ütopik ne hayal hepsi gerçek,ve herşey o kadar temiz ki kalpte..Bir o kadar da bilinmez sukuta adanmış bakışlar…Belki de paramparça olmuştu herşeyin, her bir parçanın bir tarafa savrulduğunu hisseder gibi oluyordun.Olacaksın elbet ama savrulan her külünden yeniden dirileceksin…Ve her dirilişin binlerce aşka bedel olcak…Dimdik duracaksın ayakta, savrulmadan dimdik…Sahte gülüşlere sahte görüntülere aldanmayacaksın,Hep O’nu göreceksin onda hep O olacaksın onda… Aradığın belkide kendindi kendi içinde sadece kendin…Gülümsemin altıdaki acının sıcaklığı kadar gerçek..Bir sırrı tutmanın ağırlığı kadar zor…Tirtir titriyordu kalem yalnızlığın buz soğuğu kaldırımlarında, Gözlerinden süzülen göz yaşları bir kor gibi ellerimden düşlerken bir hayalin peşinden koşuyordum. Nasıl da pervasız nasılda acımasız oluyordum ardıma bile bakmadan koşuyordum.Hayaller bitmiyor koşma da bitmiyordu.yıldızları tutacakmış gibi uçarcasına ve bir parça umutla koşuyordu kırılmış ve titrek kalem… Yaşarken ölüyorduk,bir kuş misali özgürlüğün peşinden hayallere doğru kanat çırpıyorduk.İniltiler geliyordu uzaklardan bir sevda ülkesinden ince ince süzülen iniltiler.. Yıkılmış parçalanmış bi şeyler vardı kanatları kırılmış umutları bitirilmiş bir şeyler vardı…Ey fırtınalarda sürüklenen yalnız kuşlar..Şimdi nerelerdesiniz…Ve kiminlesiniz…. Dosttan bir haber vermez misiniz…Girdapta kaldım yalnızlığa dem vurdum…Ah’larım Ardımdan geliyor…Her sokak açlığa karanlığa susuşa ve hayallerin ardındaki sana çıkıyor… Ey yâr duymaz mısın sesimi…Seni beklerdim yollarına güs serip ve istanbul kadar aşık….kim bilir bizim meftunluğumuzu kimbilir derdimizin aşk ehli olmak olduğunu kimbilir dertlerin bize hoş ölümün ise tatlı olduğunu hayattan beklentinin kalmaması bu bu gidiş yoksa ölümü bekleminin diğer adımı Ağlarken güldüğümüzü bilmez kimseler içmize attık bunca acıyı yıllarca tek seni bekledim seni bekliyorum…Kulaklarımda hala sesin, bitmesini istemediğim şarkı gibi uğulduyor . Diğer taraftan gözlerimin içine bakışın dolanıyor beynimin bir taraflarında. Ne düşünsem, nereye baksam hep “sen” … Bu aşktaki hüzün biraz da sonbahardandı aslında…Ne de olsa sonbahar da düşmüştü varlığıma… Dilimdeki nağmelere elimdeki kalemin kalbine… Kalemin son vuruşları artık şu satırlara ya da pes ettiğim içimdeki bu aşka… Garib başlamıştı halbuki, ama varoluşun tecellisine götürmüştü kanlı yaşlarla… Zaman bir elimden bir an olup akıp giderken ,uçurumun kenarına oturmuş bir kalbim var idi.Karanlığa haykırılmış bir parça sözüm vardı. Gönlüme dair titrek ezgiler vardı.Biraz da hıçkırık vardı boğazımda ağlayamadığım vakitlerden kalan… Giden yoktu kalan da yoktu boşunaydı tüm bu hislerim aşktan yana satırlardan yana… Sesim gitmiyor,elim tutmuyor tüm bu karanlık günüme… Sanki bir sayfalara geleceği yazan birinin umutlarını o sayfalarda kaybetmesiydi tüm yaşantım. Ellerimde sensizliğin bıraktığı büyük bir boşluk ve sessizlik dolu yalnızlığım.. Kulaklarıma senden kalan sana gitmek isteyen nağmeler geliyor hüzünlü ve buruk. Ah!şu erkekliğim yok mu(!) durmadan ardına sığındığım yıkılmaz cesaretim, her şeyi bilen ve her şey gücü yeten.. Bak iyi bak gözlerime senden tirtir titreyen senden korkan sana ses getirmeye cesareti olmayan biri var… Neydi bu vazgeçilmezliğin son hecesi? Dilime takıldı şimdilerde vazgeçmekten bile vazgeçtiğim anımda senden vazgeçemedim bir elim sana gelmek ister diğeri ise geride sımsıkı tutmuş bilmediğim bir şeyleri bırakmaz. Ben gelemedim bu yürekle içimde kalan tüm bu bitmemiş aşk dolu dünyamla ne olur bari sen gel!! Bırakma beni yada bırak şu aciz ve bilinmez yalnızlığıma ve karanlık dolu ses(sen)sizliğe. Bir yazıydın hayatımda her gün bir parça bir şeyler daha karaladığım .Ve şimdi virgül koydum bu ayrılığa ve kaldığı yerden devam edecek. Kalemimin ardındaki silgiyle silip ayrılığı yerine vuslatı yazacağım ve kimsenin bilmediği ve gizlediğim satırların arasına döktüğüm yaşları sileceğim. Ufuklara attığım kementlerle yıldızları biriktirdim harf harf. Yarım dilim ay ışığında seni anlatmak isteyen her yazımda kelimeleri sakatladım.Adını anışımın her çığlığında kulakların çınlamalı yar. Elimi her uzattığımda sana, buzda yalınayak yürüyeceğimizi bilmelisin. Her kayıp düşüşümüzde öznesi değişmeyen neşeli ıslıklar olmalı dudaklarında. Şiirlerimin orta yerinde baygın yatma sevgili.Bu kof dünyanın duvarlarında yankılanırken sesim önünde selam durdu alfabemdeki harflerim. Sen de katlayıp rafa kaldır anılarını, geçmişteki silik yüzleri at gözlerinden, ölüme gidişlerinden arta kalan küflü valizini göm topraklara.Hayatın oynadığı oyunların içinde, bir ebe olarak sallanma sırası bana geldiğinde, büyümüştüm ve büyü bozulmuştu. Dahası, hava bulutluydu ve ben tanıdığım en yağmur yüklü buluttum. İnceden inceye hüzün yağıyordu yüreğimden..
İ.Yakuphan ULU
Klavye yazıları
Yazara mail gönder | tarafından yazılan tüm yazılar Klavye | Yazıları takip et (RSS)







Haziran 21st, 2009 at 00:11
her satırda bir daha daha kayboluyorum.Satırlarla birlikte yol alıyor , daha bir tanıyorum seni…Güzel satırların için sana teşekkür ederken, hep gülümse emi… ağlama …dostça kal güzel insan.
çok güzel bir yazı bu çok güzel!!!
Ne kadar çok insan kendinden çok şeyler buluyor bu satırlarda …
sen bir ömür sonrası geliyorsun, UMUT yollara düşüyor…Ve yüreğin de ne hayaller büyütüyorsun.Sevenin halinden sevenler anlarmış oysa..Neyse tüm duyguları aldın yazına kattın bana bişey bırakmamışsın ki :))) iyi hafta sonları dilerim.