Üye değilmisin? Üye ol | Şifrenimi unuttun?
Paneli kapat

13lw3Yargısız bir infaza hüküm giydi aşk ve hükmünü yitirdi; ayrılığın darağacında idama mahkum oldu. “rüzgarlar, ağaçlar, gökyüzü ..ağlayacaksak bileceğim, sana akıyor bu nefes ağlayacaksak bileceğim, yalnızca senden bana doğacak güneş… “-sen hayatımsın” yok sevgili, hayat nedir hayat ellerinde masum bir çocuk sesidir ben sana Köleı gibi bakar oldum sen geleli, cümleler sanadır sevgili, sanadır bir nefes yüklü günahla ölmeler, seni seviyorum hepsi bu sendendir bu aşka yüz tutan tenindendir..gelirken karalara bürünmüş denizin tuzlu tadını getir dudaklarında. yakıp yıkan isyanlarını, en dipsiz hüzünlerini, imkansızlıklarla kuşatılmış çaresizliklerini de alıp gel. varsın geleceğe dair düşlerin olmasın. geçmişini ve şimdi’ni alıp gel.. sana ait, sen olan seni sen yapan her şey kabulümdür sevdiğim. ben seni her şeyinle olduğun gibi sevdim. sadece sevdim. yazıyorum!!!

Bu gece gene yağmur yağıyor.senyoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde. gözyaşlarımı efkarıma kattım bu gece. sevdamı,umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım.bu gece yağmurla beraber gözyaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara.süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında.ağzıma gelen gözyaşlarımın tuzlu tadı oluyor!… sen geliyorsun rüyalarıma… hasretin düşüyor, en yıldızsız gecedeki dolunayın gözlerine… sesin geliyor kulaklarımaa… gecenin en sessizliğinde, yüreğimi delip geçen bir mermiye benzeyen sesin…kulağıma gelen senin sesin mi yoksa, hasretinle yüreğimde kopan fırtınaların sesi mi, inan bilmiyorum!!! gözlerini görüyorum, gözbebeklerimde… hasretinle baştan ayağı sen olmuş hallerimde!hani olmaz ya, olsun istiyorum!!! çık gel, istiyorum!!! onca aciyi, onca siziyi, bu ani görmek için yaşadin demeni istiyorum!!!… ansızın öyle bir gel ki, hasretinle deli olmadan, seni gördüğüm an delireyim istiyorum!…bedenimi teslim alan hüzün , ruhumu çepcevre saran kırık düşler ve icimde senden bana kalan cam kırıkları var… hic kimse dindiremez ayrılıgın sessiz ama yürekten gelen isyanlarını. bir gece yarısı odanın perdelerini arala ve kösebasında avarecesine bekleyen bir adamı göreceksin.o kisi benim.seni unutmak o kadar zor ki , sen gitsen de kendi kalbine cekilsen de ruhunun karanlık köselerine benim kalbimde senin bana yasattıgın mutlulukların ayak izleri var … sen, karanlık geceleri mi teslim alan yalnızlıga inat bütün geceyi sevdiginin düsleriyle gecirebilir misin?her an seninle yaşıyorum…gözlerin düşüyor bir yıldız gibi.. üşüyen günüme sevgin sıcaklığını veriyor. dilim de söylenen her şarkıda sana bir kez daha “seni seviyorum” diye sesleniyorum. seni sevmek bir kuru ekmek gibi. her lokmada daha çok sevmek seni. sana sevdalanmak yağmurun gökyüzüne olan aşkı gibi. çiçeklerin gövdelerine aşık olmak gibi. yıldız olup gözlerinde kaybolmak, belki senin sevginde nefes almak , yalnızlığa bakıp mutluluğun gölgesinde serinlemek gibi. öyle tutulmuşum ki herşeyimi sana verdim. sevmek için yüreğine konakladım. bir misafirdim ilk önceleri artık kalıcıyım. dertlerimi sende unutup hayatın acı suretlerine seninle gülümsüyorum. uçurumun kenarında solmayı bekleyen bir çiçekken sevginle yeniden mutluluklara tomurcuk açıyorum. sen farklısın.. sevmek… dile kolay, kalbe ağır duygu. hatırlıyor musun ansızın çıkıp gelerek nasıl da yüreğime taht kurduğunu. ayrılıklar… hüzünler… gözyaşları… hepsi zalimce birer birer gelip yüreğimin başköşesine oturmuşlardı. hayat, simsiyah bir tüle sarılmış açılmayı bekleyen bir hediye paketi gibi önümde durmaktaydı. hüzün yüklü karabulutların hızla yüreğimi kaplamaya çalıştığı bir zamanda, inatla girdin kararmaya yüz tutmuş dünyama… kilometrelerce uzaktan, bambaşka bir şehrin, değişik havasıyla, taşıyla, toprağıyla… umutlarıyla. şiirleriyle. farklı yaşamı ve sevdalarıyla her şeyden önemlisi sevgi yüklü, sıcacık yüreğiyle geldin. karanlık bir girdabın içinde sürüklenmekteyken, tüm sevginle ve gücünle çekip çıkardın. yaşamı yeniden sevmeme, hayata yeniden bağlanmama sebep oldun. bu yüzden sevdim seni. öyle farklıydın ki, yüzyıllardır kapağının aralanmasını, içindeki gizemin keşfedilmesini bekleyen kara kaplı bir defter gibi görmekteydim kendimi.son nefesimi sana vermiştim, o gün sana söz verdiğimde… “ ayrılmayacağız… sonuna dek, nefesim sensin”diye, dediğimde ihaneti nasıl bilebilirdim…? sen söyle… oysa ben seni çok sevmiştim hislerin kadar yakındım sana. yolun sonundaki gibi görünsem de. aslında yolun başındaydım senin bir adımın ötesindeydim sadece.. evet ilk kez sana yazmaya karar verdim uzun zamandan sonra aynı sayfada olmak istedim. her hangi bir şey beklemiyorum kelimelerimin karşılığın da . biliyorum ama ben ne olursa olsun söylenmemiş şeylerin pişmanlığını duymak istemiyorum…

( Yazan….YakupHan Ulu.Aranotlarımdan..)   

Klavye yazıları
Yazara mail gönder | tarafından yazılan tüm yazılar Klavye | Yazıları takip et (RSS)

 

Yorum yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.