Üzgünüm arakadaş, öyle üzgünüm ki…Kalbimden taşan sevgini, kelimelere sığdırmayı deniyorum şimdi. Neden böyleyim ben arkadaş? Neden mahçubum sana karşı hep? Suçluluk duygusu var ya arkadaş! Bilmem ki hiç yuva yaptı mı içine…Dımdızlak bırakıveriyor insanı ortalarda olur olmaz. Ara sıra atışmalarımız vardı ya arkadaş…Karanlığı bile daha bir karartıyorlar düşündükçe. Tahammül süzlüklerim de var ama neyse…Nasıl yakıştırmışım tahammül giysisini üzerime! Artık fark ettim; sana ancak şükredilir. Allahım’a da şükür arkadaşım, Yine de şükür ki; sadece pişmanlıklarım da olmadı…Yüzünü hatırlayınca bir yanım pişmanlıksa, Öbür yanımda sonsuz bahar bahçeleri arkadaşım…Alabildiğine umut dolu mavi;
Gözleri kör edene dek bembeyaz masumiyet…Gülüşün cıvıl cıvıl kuş seslerinden daha tatlı kulaklarımda, Ve gülüşün en güzel kelimelerden de başka, Düşününce her tadın en safını sen çalmışsın damağıma; Sevginin de, şükretmenin de,gülmenin de,hatta ağlamanın bile… Her tohumu sen ekmişsin kurak toprağıma. İşte büyüdüm ben arkadaş!
Tohumlarım çiçek açtı, başak verdi…Kimisini kış soğuğu yaktı, kiminin boynunu rüzgarlar büktü. çok kış titretti… Kalbim buz tutarsa diye öyle korktum ki arkadaş! Kimisi hep elimden tuttu, çoğu ufacık rüzgarlara kapılıp uçtu…Kalbimi senden gayrı ısıtanı çıkmadı arkadaş? Buz gibi kalbim çocuk gibi ağladığında…Neden sesin gelmedi arkadaş? Aslımı ben bile bilmem aslında, Geriye koşsam bulur muyum ikimizi yan yana?Koşsam yanına anlatır mısın beni bana? Söyler misin Bu çocuga nasıl gülümsermişim? Tatlı bir ninni fısıldar mısın kulağıma Arkadaş..??
YAKUPHAN ULU
Klavye yazıları
Yazara mail gönder | tarafından yazılan tüm yazılar Klavye | Yazıları takip et (RSS)






