1
Nis
2009
taştan kalp
Yazar Klavye. bulunduğu kategoriler Hikayeler, K e n d i m c e, Klavye Tuşları |
Herkesin bir hikâyesi var yaşamına ait, benim de uzun zamandır yazdığım ve oynadığım bir hikâyem vardı. Sevmeye dair, sevilmeye aç bir hayalim vardı, bu hayalin adı yoktu, bu hayal bir yer ise; gittiğim bir yer hiç değildi…Sadece sesini hatırlıyorum …
Sevilmek çizgiyi geçmek gibi bir şey olsa gerek, bir görünüp bir kaybolan sevgiler değildi anlattığım ;yoksa onlardan çok var zaman tünelinde. Sanki bir karar verme sürecindeyim yarını yaşamak veya yalanla yaşamak gibi bir şey… İçimde garip bir duygu dışımda sahte bir tebessüm.Sebebini ararken ,herkeste çılgınca bir hırs var, insanlar insanlıklarını yitirmişler , değerler yok olmuş nedenler ve niçinler bilinmeden…. Yok yok boşuna gözlerinizi yormayın beni okuyarak, bu sabah da kaçırdım güneşimi gözden, yıllardır ne yaptım, zaman nasıl o kadar hızlı geçmiş ben bile anlamadım. Biraz düşündüm, biraz kalemle yazdım, biraz okudum, oturdum…Evet ben bu sabah da günışığını kaçırdım. Telefonum sessiz modda yanıp sönerken, adı sonda olsa bahar penceremden hafif hafif ama tatlı bir esintiyle içeriye süzülürken ben ışığa dokunacak zamanı bulamadım. Ellerimi ısıtmak istercesine yanı başıma gelen sevgi ışığının kayboluşunu izledim. Sonra yerimden kalkıp koştum arkasından, dokunamadım, yetişemedim, geç kaldım. Geç kaldım günışığına, güne, hayata, birçok şeye geç kaldığım gibi…. Bir sabah daha böyle geçti, sabahın tatlı ışıltısında sevgiliye dokunamadan. Bir kuş gibi süzüldü geçti sevginin ışığı gözlerimin önünden, parmaklarımın arasından. Biliyorum hepsi benim suçum, geceye karanlık, örtüsünü örterken, gündüzler de benim üzerime bir hüzün örtüyor, burada bir hikâye biterken başka bir yerlerde yeni bir hikâye başlıyor. Yeni olan sadece yaşananlar yoksa yaşayanlar hep aynı yüzler, tanıdık simalar BEN gibi SEN gibi. Oysa bir çocuğun ki kadar masumdu benim sevgim , benim hayalim, benim hikayem…
Yaşadığımı hatırlayabildiğım ilk günlerimi anımsıyorum, insan sevdiğini de anımsamalı hissetmeli, hissederek inanmalı ona .Sevgilinin varlığını hissedemezken inandım demek bazen kendimi kandırıyor gibi geliyor, çünkü ben gözlerin göremediği yollarda yürüyor gibiyim,.Sanki günler geçemiyor üzerimden, ben kaygısız bir çocuk gibi severken, yollar beni hiç yormazdı oysa …Şimdi yaşamak yoruyor beni.
Hayatımdan bişeyler eksiliyor gibi .Ama eksilenin sadece zaman olduğunu besbelli…Önüne geçemediğim tek şeyin zaman olduğu…Zaman eksildikçe ben çoğalıyormuşum aslında…Evet ,dışarıdaki hayatla mücadelesinde sevgiyle yarışan yüreğim çoğalıyor hergün. Yaşamımın içerisinde paramparça bir şeyler var ,bir ses duyuyorum, uzak yerlerden gelen bir ses, işte o hikayemde ki SES .Sanki bir enstrümantal çalıyor, beni heyecanladıran duygulandıran, hatta beni seven bir ses bu ama adını koyamıyorum bu sesin…İşte bu duygularla bir piyanonun tuşları oluyor harflerim, kimi zaman bir gitarın telleri oluyor bu sese karşılık verişim…
Konuşabilmenin, sevdiğin birisiyle konuşmak istediğim belkide ….En büyük ihtiyaç olduğu bugünlerimde bir şey, biri, bilmeden duygularımı hissetmeden bana dokunuyor ,beni alıyor sanki sonbaharımda… Belki birgün bendeki bu özlemi anlatmaya yetmeyecek bu harfler. Beni kesmeyecek güneşin parlaklığı ,gözümü kör edecek….Yağmur damlaları bedenimi delecek. Biri, birşey buralardan, bu yaşamdan gitmemi isteyecek…Harflerim yorumlanamayacak bir daha buralarda ….Ama kalbimin taş duvarlarına yazılan bu duygu yüklü harflerim hep var olacak.
Evet , bugünkü bahar sabahında , karşı pencerede ki meraklı bakışların sahibi o kadın, günün şu ilk saatlerinde bedenlerinde stres depolayan tüm insanlar beni zerre kadar ilgilendirmiyor artık. Masallardan alıp yüreğimde harflere çevirdiğim karak-terleri ,duyguları … ilk kez hiçbirşeyi gözümde büyütmüyorum.Aşkın ve de sahibi insanların kırılganlığının farkındayım ama kendi yüreğime kırılmıyorum artık..Benim ismimle özdeş bir kalbim var , taştan kalbim!!!
Klavye yazıları
Yazara mail gönder | tarafından yazılan tüm yazılar Klavye | Yazıları takip et (RSS)







