Üye değilmisin? Üye ol | Şifrenimi unuttun?
Paneli kapat

18

Nis

2010

yaralıyım

By Klavye. bulunduğu kaegori müzik | 4 yorumlar »

cevdet-bagca-ben-seni-yasaklardaNehir oldu ırmak oldu
Denizlere coştu gönlüm
Bir yaralı türkü oldu
Mor dağlara koştu gönlüm

cevdet-bagca-meggerseYaralıyım rüzgar kadar
Yaralıyım yıllar kadar
Kurşunlanmış dağlar kadar
Yaralıyım ben

cevdet-baggca-unutulursunKederli bir bulut oldu
Yağmur olup yağdı gönlüm
Paralandı toprak oldu
Bir yıkılmaz dağdı gönlüm

1Yaralıyım yıllar kadar
Yaralıyım rüzgar kadar
Kırık dökük sözler kadar
Yaralıyım ben

Cevdet Bagca - Yaraliyim

 

6

Mar

2010

iyi ki varsın!

By Klavye. bulunduğu kaegori müzik | 2 yorumlar »

CAN TANEM BU ŞARKIM SANA
 

Bu sefer yazı y ok , şiir yok , hikaye yok……………. sadece bu müzik …

 

“en uzak mesafe ne Afrika’dır, ne Çin, ne Hindistan,
ne seyyareler ne de yıldızlar geceleri ışıldayan…
en uzak mesafe iki kafa arasında ki mesafedir birbirini anlamayan…”
insanlarla aranıza koyduğunuz cinsten olanı, bir kez iyice azaldıktan sonra yeniden açmak istediğinizde sabit tutulamayan, gittikçe büyüyen…Eski sevgiliyle arkadaş kalamamak gibi mi ki? Ya da bir kez dostunuz olanla dostluğu yitirince arkadaş, tanış olamamak hep bu mesafeden belki de…
Bazen insan yakındayken bile her gün görüşemez, yapamaz bunu, sıkılır bir noktadan sonra…Yormaya başlar bu ilişki. Sevmek iyidir, ama nefes aldırmak güzeldir ilişkinin diğer tarafına… “Sana ulaşamıyorum, korkuyorum “ ,çözüm olmuyor. Bir hayatı var karşı tarafın da. O anda söyleyemediği bir şeyler var. Ve en önemlisi hayat gerçekleri var, kimsenin kimseye tam manasıyla sahip olamayacağı gerçeği gibi…
Neden yazıyorum ben bunları yine bir anlam vermiş değilim ; can sıkıntısı diyelim.Bir kelime arka arkaya yinelendiğinde görüntüsünü yitirmesini,hissettirdiklerinin silinmesini istiyorum dercesine …Mesafe … Mesafe…

devamını oku »

 

26

May

2009

gemi

By Klavye. bulunduğu kaegori K e n d i m c e, müzik | yorum yok, ilk Yorumu sen yap »

 

gemigifleri7 gemigifleri5
 Şarkı diyor ki “ben senin kırıldığını incildiğini biliyorum daha da kırmamak için yavaş yavaş söyleniyorum bak. Kemanın yayı yavaş yavaş geziyor kemanın tellerinde. Bu gemiyle at kederini, yağmur dost değil ama ben dostun olurum, Düşlerin yarım kalırsa ben yenilemen için yanındayım”  Sanırım Ezginin Günlüğ’nün en güzel şarkılarından biri; belki de en güzeli…Ne güzel söylüyor; naif, incitmekten korkar gibi, tam da zamanında…Biraz kırgınlık var içinde. Uyumaya çalışırken, başınızı okşayan ninni gibi. Gözlerini kapatıp dinletiyor kendini farketmeden.

Keman da ne kadar yakışmış, inceden sızlatıyor

 

Ah, küçücük gemi, sulara attın şimdi kendini, delisin
Ah, yakarlar seni, dönmezsin bir daha geri, delisin

Ah, peşimde rüzgâr, ne yağmurlar dost ne bir kıyı var,
deliyim
Ah, düşlerim kaldı, yalnızım düşlerim kaldı, deliyim

Kime sorsam dönüşüm yok
Nereye gitsem mavi
Yelkenimde deli rüzgâr
Her yanım tuz, deliyim 

Ah, yaralı kalbin, yanıp gidecek yaralı kalbin, delisin
Ah, küçücük gemi, dönmezsin bir daha geri, delisin

Ah, deniz olayım, tuzumu rüzgârda savurayım, deliyim
Ah, ne yelken ne yel, köpüklerde kaybolayım, deliyim

Kime sorsam dönüşüm yok
Her gemi biraz deniz
Her yanım mavi, her yanım yel
Her yanım tuz
Deliyim

 —ezginin günlüğü

 

devamını oku »

 

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

fotograf-00021  Giovanna’nın Lorenzo’ya yakınlaşmasının başlıca sebebi, hayallerinin bir kısmını onda bulabilmesiydi. Lorenzo’nun özgürlüğü, kendisine ilgi göstermesi, anlattıklarını umursaması hep Giovanna’yı karşıdaki pencereye itti. Ancak olaylara dışarıdan bakabildiği anda yani karşıdaki pencereden kendine bakabildiği anda biraz da annelik duygusunun yardımıyla, nerede olması gerektiğine karar verdi.
fotograf-0007  fotograf-00031

Klavye tuşlarını tıkırdatırken nette gece gece bir yazar ile tanıştım…Evet yüzeysel baktığım ve şimdi yazılarında kendimi bulduğum.Bu bana çok sık olmaya başladı.Ben kendimi hep anlatamayan olarak düşünürken …Var ya bu dünya da benim ile aynı dili konuşanlar var.

El çırpsın birileri , ışıklar sönsün, hayat dursun film başlasın ! 

Böyle bir yazı  ile başlamış

Sayın Çisel ONAT yazısına …Evet bir davet var bu yazısında .Ama gece gece nasıl gidebilirim ki sinemaya …Hemen CD  kutuma el attım , izlemiş olmalıydım bu filmi hiç yabancı gelmedi adı : “ Karşı Pencere “ .Filmi anlatmadan önce Sayın Çisel Onat hakkında da düşüncelerimi yazmak isterim : “ Sevişmenin hiçbir riski yoktur içinde aşk yoksa “ kitabının yazarı .Ve risk almayı sevdiği için yazdığını söylüyor ve yazılarından da cesur bir kadın olduğu belli oluyor.

Filmin konusu kısaca:

La Finestra Di Fronte - Karşı Pencere Otuzuna yaklaşmakta olan Giovanna, iki küçük çocuğu ve can sıkıcı işiyle sıradan bir hayat sürmektedir. Pastalar börekler yapmayı çok sever ve günün birinde bir pastacı açma hayalleri kurar. Evliliği fena gitmemektedir, ama yine de bu, yolun karşısındaki dairede oturan genç adamdan etkilenmesine engel değildir. Günün birinde, kocası Filippo ile birlikte yolda yürürken hafızasını kaybetmiş yaşlı bir adamla karşılaşır. Giovanna ihtiyara fazla ilgi göstermese de, Filippo onu adamı eve götürmeye zorlar. Giovanna, bu yabancının geceyi kendi evlerinde geçirmesi düşüncesinden hoşlanmaz, ama Filippo adama yardım etmekte kararlıdır.

KAZANDIGI ÖDÜLLER: 2003 David Di Donatello Ödülleri - En İyi Yönetmen Ödülü - En İyi Kadın ve Erkek Oyuncu Ödülü - En İyi Müzik Ödülü - En İyi Flaiano Ödülü - En İyi Kadın Oyuncu Ödülü - En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü Nastro d’Argento Ödülleri - En İyi Kadın Oyuncu Ödülü - En İyi Konu ve Şarkı Ödülü Altın Küre Ödülleri - En İyi Kadın ve Erkek Oyuncu Ödülü - En İyi Senaryo ve Müzik Ödülü Altın Ciak Ödülleri - En İyi Kadın Oyuncu Ödülü - En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü - En İyi Film Müziği Ödülü Diğer Ödülleri - Karlovi Vary Festivali, 2003 - Ferzan Özpetek - En İyi Film - Karlovi Vary Festivali, 2003 - Ferzan Özpetek - En İyi Yönetmen - Karlovi Vary Festivali, 2003 - Giovanna Mezzogiorno - En İyi Kadın Oyuncu - 25. Seattle Film Festivali, 2004 - Ferzan Özpetek - En İyi Film - 31. Flanders Uluslararası Film Festivali, 2004 - Ferzan Özpetek - Canvas Halk Ödülü

 

Çok iyi film ya  “pencere” filmin her şeyi. Ferzan Özpetek ismini akılda tutma sebebi.
Hele o sahne koptum ben o sahnede; karşı pencerelerin yer değiştirdiği sahne …Hayatın da kaç kişi kendisine karşı pencereden bakma fırsatı bulmuştur da , kafası dank etmiştir acaba!!?

Karşı Pencere den kendine bakmak

Bakmak mı  kendine ?

Evet, ama nasıl?
Hayatın senin için karaladığı çizgileri birleştirerek mi?
Yoksa,kendi kaleminin değdiği çizgileri değiştirerek mi?
Karşı pencereden bakarken ;

Yaşamak ; sevmek mi?
Evet, ama nasıl?
Hayatın sana uzattığı ellere doğru yürüyerek mi?
Yoksa,yürürken fark ettiğin elleri seçerek mi?
Ya da baktığın karşı penceredeki hayatın bir parçası olmak mı?
Yoksa,gerçeğe ait olmak mı?
Ya da pencereyi kapatmak mı?
Hadi söyle,onu severek yaşamak mı?
Yoksa, yaşayarak sevmek mi?
Hangisi daha dürüstçe?

Hangisi senin seçimin sence ?

Ve baktıkça görmek mi pencereye ?

Yoksa bakmamalı mı pencereye ?

Açmalı mı , aralamalı mı , kapatmalı mı , kaçmalı mı ?

 

Ailesi için sevdiği erkekten vazgeçen bir kadın,halkı için sevdiği erkekten sonsuza kadar vazgeçen bir adam,ikinci dünya savaşı sırasında İtalyada iki yahudi erkeğin yaşadığı yasak aşk.. Arzu ettiklerine kavuşamayıp eli bağrında kalanların filmi,çok güzel ama çok yaralayıcı.Bir insanın hayatı boyunca duyabileceği en huzur verici şarkıyı barındıran – şuan o şarkıları dinliyorum - İçinde duygu değil de  kıpırtısı kalmış insanları bile derinden etkilemeyi başarmış şaheser. Seyrettikten sonra asla başkaları için yaşamamak gerektiğini, sonunda mutlu veya mutsuz olmanın kişinin sadece kendi elinde olduğunu, diğerlerinin o mutlulukta veya mutsuzlukta sadece  araç olması gerektiğini farketmemi sağladı …-Aslında ben bunların farkındayım - Filmi anlatayım diyorum ama müzikler  şuan izin vermiyor buna ….

devamını oku »

 
Grafik

Bir kızıl goncaya benzer dudağın
Açılan tek gülüsün sen bu bağın
Kurulur kalplere sevda otağın
Kimbilir hangi gönüldür durağın

Her gören göğsüme taksam seni der
Kimi ateş gibi yaktın beni der
Kimi billur bakışından söz eder
Kimbilir hangi gönüldür durağın


Seni anlatmak mümkün değildi, kelimeler yetersizdi Güneş sönüktü senin yanında, ay mahcup. Gözlerin sonsuzluğa açılan bir kapı, gülümsemen ölümsüzlüğün sırrı.