Üye değilmisin? Üye ol | Şifrenimi unuttun?
Paneli kapat

30

Ara

2008

mutluluklar

Yazar Klavye. bulunduğu kategoriler Kategorilenmemiş |

Yaşamın kaynağı .Sevgi ise sevgi bir tutku, tutku bir amaç, amaç bir şeyleri birileriyle paylaşmaksa, paylaşmak dostluk, dostluk hatırlamaksa eğer hep aklımdasınız! Yeni yılda da dostluğumuzun daha da pekişmesi ve ebedi olması dileğimle daha nice mutlu yıllara!
Mutluluk bankasının sevgi şubesinde, 2009 no’lu hesabınıza, 365 gün daha yatırılmıştır. Mutlu bir şekilde harcamanız dileğiyle.. MUTLU YILLAR…
d081892927ee37d3c94c4be71457cfbe.gif

Klavye yazıları
Yazara mail gönder | tarafından yazılan tüm yazılar Klavye | Yazıları takip et (RSS)

 

One Response to “mutluluklar”

  1. 1
    klavye Says:

    merhaba arkadaşlar,ailem ,tanıdıklarım …
    bu mesajı sanal alemde facebook,space ve gerçek hayattta dost bildiğim tüm arkadaşlarıma gönderdim…İçimden geldiği gibi samimi dileklerimle .Ancak sanal alemde çok güzel hoş karşılayan olduğu gibi, birbirimizi tanımıyoruz (gerçek anlamda) diye yorum da bulunanlarda oldu…Benim yaklaşımım çok yakındı, içtendi,samimiydim … sonra arkadaşlık nedir ? dostluk nedir ? düşündüm…madem ki sanal alemde bu insanlar benim arkadaş listemde varsalar ben onlara hangi gözle bakıyorum ? Onlar bana hangi gözle bakıyorlar ? Gene gözlerden yorum çıkartıyorum; gözlerin arasında ki ilişkiyi biliyor musun?
    Onlar birlikte göz kırparlar, birlikte ağlarlar, her şeyi birlikte görürler ve birlikte uyurlar. Buna rağmen asla birbirlerini görmezler. Arkadaşlık bunun gibi olmalı… (benim arkadaşlık kavramım bu işte)
    Arkadaşlığın tarihsel köküne baktığımızda şöyle bir yaklaşım sergilenir. Savaşlarda insanlar arkadan gelebilecek herhangi bir tehdit ve tehlikeye karşı arkalarını sağlam bir kayaya veya dağa dayarlarmış. İşte arkalarını dayadıkları bu taşa arka taş, diyorlarmış. Arkadaşlıkta buradan ortaya çıkmıştır. Yani güvenebileceğin, arkanı rahatlıkla dönebileceğin, gözün arkada kalmayacak sağlam bir duvardır.
    İnsanlar sosyal bir varlık olarak yalnız yaşayamaz. Sürekli olarak etkileşim içinde olacak birilerine ihtiyaç duyar. İşte bu noktada arkadaşlık insanlık için büyük bir sığınaktır. Arkadaşlık nedir sorusu her insanın sahip olduğu kültür, inanç ve yaşadığı duygusal atmosfere göre farklılık arz eder.
    İhanete uğrayan birisi için arkadaşlık, sadakattir. Sorunlarının ağırlığı karşısında yalnız bırakılan için, paylaşımdır. Yanlışları gözardı edilerek sürekli pohpohlanan için, yağcılıktır. Sıkıntısının anlaşılmadığına kanaat getiren için empati kurabilmektir. Aranmayan ve sorulmayan birisi için farkında olunmaktır. Bu tanımları çoğaltmamız mümkündür… Bunların hepsinde ortak nokta yanında olmasıdır. Yani arkadaş her zaman yanında olabilendir. Bununla ilgili çok güzel bir yaşam hikâyesi anlatılır;
    Savaşın en kanlı günlerinden biri. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü görür. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındadırlar. Asker teğmene koşar.
    — Teğmenim, fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?der.”Delirdin mi?” der gibi bakar teğmen.Ve;
    — Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Kendi hayatını da tehlikeye atma .Asker ısrar eder. Teğmen:
    — Peki… Git o zaman…
    İnanılması güç bir mucize… Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaşır. Onu sırtına alır koşa koşa döner. Birlikte siperin içine yuvarlanır-lar. Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene eder. Sonra onu sipere taşıyan askere döner:
    — Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim. Bak haklı çıktım. Bu zaten ölmüş der teğmen
    “Değdi teğmenim” der asker.
    - Nasıl değdi?” der teğmen.
    - Bu adam ölmüş görmüyor musun?
    - Gene de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak dünyaya bedeldi benim için. Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı teğmene:
    - “Geleceğini biliyordum !” demişti arkadaşı…
    “Geleceğini biliyordum !”
    İşte arkadaşlık ölümüne sevmek ve yanında olabilmektir. İnancını yanlış çıkartmamaktır. Bunun yanı sıra arkadaş şemsiye olmalıdır. Yani kötülük-lere, olumsuzluklara karşı bizi koruyan ve zararlı alışkanlıkları engelleyen bir şemsiye olmalıdır. Arkadaş, kötü ve zararlı davranışlarda, alışkanlıklarda paylaşım demek değildir. Şayet bizi pozitif düşüncelerden negatif duygulara sürüklüyorsa birisi o bizim arkadaşımız olamaz. Akrepleşmiş insanlar mutlaka zehirini akıtacaktır. O halde akrep arkadaşlardan kaçınmak gerekir. Akrep ve fare arkadaşlık insanı kötülüğe doğru sinsice sürükleyen iki kötü yoldaştır. Çünkü akrep zehirlidir, fare de sinsidir. Nasıl ki fare bir yeri kemirirken orayı uyuşturarak, farkında olmamızı engelliyorsa, fare arkadaşta bizi kötülüğe farkında olmadan yavaş yavaş sürükler.
    “İhanet arkadaşlık zincirini karartır, fakat vefa onu her zamankinden parlak yapar.” (Kızılderili atasözü) Arkadaşlık ihanete kör, vefaya uyanık olmaktır. Hatırlamadığınız ve hatırlanmadığınız arkadaşlıklar sadece zaman ve şartlarla sınırlı günübirlik birlikteliklerden farksızdır. Çünkü o zaman vefa ölmüş, arkadaşlık bitmiştir. Arkadaş, sadece işimiz düştüğünde aradığımız birisi olursa, pragmatist bir mantığın sahibi olduğumuzu unutmayalım. Çünkü arkadaş sadece iş görücü değildir. İş görendir ama sadece işimiz düştüğünde hatırladığımız olmamalıdır. Vefa, duygularda sadakat ve sevgide devamlılıktır. İşte arkadaşlık, duygularda sadakat, sevgide içtenlik ve bağlılıkta daim olmaktır.Sevgilerimle

 

Yorum yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.