Üye değilmisin? Üye ol | Şifrenimi unuttun?
Paneli kapat

18

Şub

2009

mektup almayı çok özlüyorum

Yazar Klavye. bulunduğu kategoriler Klavye Tuşları, mektuplar |

Dedim ya , mektup almayı çok özlüyorum ben diye .Kimse bana mektup yazmıyorsa ben de bir çözüm buldum.Eskiden bana yazılmış mektupları iyi ki saklamışım.Canım mektup okumayı çektikçe bunları okuyorum işte ..Şimdi bir arkadaşımın bana yazmış olduğu siteme atmak istedim .Yirmi yaşında imişim tarihte tam bugünün tarihi 18.Şubat.1993.Arkadaşım şimdi nerdedir, nasıldır bilmiyorum ancak..İnşallah iyidir.Sanki bu mektubu bugün almış gibiyim.Ve onu görür gibiyim… -Bu arada el yazısı ile yazılmış, dolma kalem kullanılmış - 

Hacer ‘ e ;

Senin yazdığın gibi 6 sayfalık kısa ve güzel bir mektup yazabilirmiyim , bilmiyorum.Ama böylesi içten, duygulu bir mektubu nasıl olursa olsun yanıtlamak zorunludur, diye düşünüyorum. Bugüne dek bir çok arkadaşıma mektup yazdım, mektup aldım , hiç birisi beni bu kadar etkilemedi.Eğer bir mektup, dört defa okunmuşsa ve daha okunacaksa bu satırların dürüstlüğüne , samimiyetine bağlıdır. Yazdıklarını okuyunca bir kaç önceki beni gördüm.Geçirdiğim zor günler geldi aklıma .Ben de herkese ve herşeye küsmüş, hiçbir şeyi umursamaz olmuştum.Bu açıdan senin durumunu en iyi anlayacaklardan birisiyim.Ancak hastanelere düşmen,ilaçlar , tedaviler beni üzdü.Dost bildiklerinin , seni yeri geldiğinde savunmamaları , seni bu hallare düşürmemeliydi. Evet kızabilirsin, öfke duyarsın, hatta öfkeni şiddete dönüştürüp , insanları öldürmek bile isteyebilirsin ama bunlar çözüm olmaz, olamaz … Bu gibi yerlerde bir şeye karar verilmişse - yani senin işten çıkarılmana - bunu ancak söz sahibi birisi engelleyebilir.Sen görevini en güzel şekilde yaptığını söylüyorsun ama dedim ya müdür kararını vermişse bunun başka yolu yoktur. Önce iş zorlaştırılır, sonra yapılan işler beğenilmez , üstelik kötü sözler söylenir .Tüm bunların amacı kişiyi psikolojik olarak yıpratıp, kendi isteğiyle işten ayrılmasını sağlamaktır. Eğer bunu başaramazlarsa her hangi bir bahaneyle kişinin işine son verilir. Bu bir çok yerde uygulanan bir yöntemdir. Dolayısıyla çalışma arkadaşlarının bu durumda sana pek faydası olamaz .Çünkü onlar sana yapılanı görünce doğal olarak korkacaklar ve seni hiç savunamayacaklardır. İş bulmanın çok zor olduğu böyle bir dönemde onlarda bir yere kadar haklılar. Ancak ; Neşe’nin hasta olduğun dönemlerde seni her koşulda araması gerekirdi. Bu yüzden ona çok kızdım.

Hacer ; Sana şunu söyleyeyim ; dirençli olmak zorundasın.Güçlü olman lazım.Bu gibi olayları - yani dostların davranışları - daha çok yaşayacaksın/yaşayacağız.Eğer dikkat edersen yaşadığımız tüm bunalımların , kötülüklerin sebebi de insandır.Dolayısıyla insan dostlarını çok iyi seçmelidir.Ve bu çok zordur.Evet, Hacer hanım! Yaşamak güzeldir ama zordur.Hayatın tatlısı var , acısı var .Ve acı çeken insanlar daha duyarlı ve olgun oluyor.Kötü günler yaşamadan güzel günlere varmak olası mı ? Bak Türkiye 1919 ‘ da Ulusal Kurtuluş savaşını yaptı, binbir güçlükle kazanıldı savaşlar, sırf bağımsız Türkiye yaratmak için ve yaratıldı.Bizler o gün sıkıntı çeken , ölen insanlar sayesinde varız. Güzel günlere ulaşmak için birilerinin sıkıntı çekmesi gerekiyor . Bu toplumların yaşamı için de öyle kişiler içinde öyle.Zor günleri yaşamadan kolay günlere ulaşmak yok.Hayatın yasası böyle. Sakın Kurtuluş savaşıyla benim ne ilgim var deme ! Bu yazdıklarımı düşün .Aklının mahkemesinde yargıla ve öyle karar ver .Ve hiç bir şeye kendini bu kadar yıpratacak derecede kızma. Sana bir tavsiyem var.Evde durduğun bu boş günlerde Dr.Erdal Atabek ‘ in kitaplarını oku .Mesela , ” Kendi Yurdunda Sürgünsün” , ” Kuşatılmış gençlik ” eminim seni rahatlatacak .Bir çok şeyi düşünmeni sağlayacaktır.Hatta alabilirsen İlhan Selçuk isimli yazarın herhangi bir kitabını alabilirsin.Hepsi birbirinden güzel. Ama tavsiyem ” Japon Gülü ” .Yalnız bu kitaptaki yazıları bir kere okuyup geçme .Üzerinde düşün , tekrar tekrar oku. İş konusuna gelince .İşsizliğin çok büyük bir bunalım getirdiğini iliklerime kadar yaşadım, yaşamaktayım.Ama umudum hep var.Senin için doğal olarak elimden hiç bir şey gelmez .Ancak gittiğimiz bilgisayar kursunda neden öğretmenlik yapmayasın ? Biraz çalışmakla diğerlerinin yaptıklarını sen de yapabilirsin.( Sana saçma gelse de bir fikir işte ! ) Yazılacak , söylenecek çok söz var ama kelimeler bir yerde bitiyor , yetmez oluyor .Ama yaşama sevincin hiç bitmesin.Saygılar, sevgiler.

Zafer Uluocak 18.Şubat.1993 Ank.

Yüreğine sağlık arkadaşım, sana mutlaka yanıt yazmışımdır.Ama ne yazdığımı inanki hatırlamıyorum .Ancak yıllar sonra da bu mektubu böyle dikkatle , ders alarak okuyabiliyorsam ….Sen benim için çoook şey yapmışsındır arkadaşım teşekkür ederim sana … Nerdesiniz ? Benim böyle arkadaşlarım vardı işte!!!Hepinizi çok özledim ve unutmadım, yerinize kimseleri koyamadım ….

Klavye yazıları
Yazara mail gönder | tarafından yazılan tüm yazılar Klavye | Yazıları takip et (RSS)

 

Yorum yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.