–
Hayatta çok şey yaşayıp , çok şey gördüğümüz doğru;iyisi - kötüsü ile …Tabii bu yaşananlar elimiz de olduğu gibi -mıknatıs gücüne sahip iseniz yani - , tamamen sizin elinizden de alınmak istenir.Nerdeyse insanlar nefes bile alamama konumuna getirir sizi… Bir günde sizi hak etmediğiniz bir davranışla bile suçlarlar…Neden böyle bu insanlık? Neden herkes herkese saldırır oldu ? Ne oldu insanların anlayışına , hoşgörüsüne ? İnsan sevgisine , paylaşımcılığa … Lafa gelince herkes insan ,ama bak lafla peynir gemisi yürümüyor işte…,
Hikayemize geçelim öyleyse;
Bir ortamdasın , nerede olayım diye uzun uzun düşünmeye gerek yok.Şöyle yapalım üniversite partilerinden biri olsun.Arkadaş çevren de var o ortamda. Rahatlamak için birkaç kadeh sunulan içeceklerden çekmiş ol.Hafiften sarhoşluğun verdiği bir rahatlık ve bastığın yere dikkat etmeme durumları mevcut normal olarak. Ayrıca durumu biraz daha karıştıralım;güzelce de bir bayansın, havalı falan. Herkese ukalalık yapıyorsun kendini diğer insanlardan daha üst mertebede görüyorsun. Neyse konumuza geri dönelim ,oldu ki ayağın takıldı düştün, insanlık halidir. Normal bir insan düşse herkesin yüzünde bir ekşime olacak ,birisi yardım edecek….Gülümseme falan derken ,olay unutulacak. Ama havalı hatun düştü mü böyle tripler de değişme “ay insanlar bana gülüyooo” üzüntüsü ile direk ayağa kalkma çabası falan,panikle bir daha düştüğün takdirde artık insanlar o kadar gülmeye başlayacak ki yerin dibine batacaksın. Hatta sana yardım etmeye geleni bile tersleyeceksin. Çünkü rezil oldun,kankilerin bile sana gülüyor artık ,ne kadar acı…Oysa ki pişkinliğe vursan ,yerde oturup sana oturanlara sen de gülsen, kimse bu olayı yarın bir gün hatırlamayacak.Hatırlasa da “dünkü salağı gördün mü?” demeyecek,başkasına anlatmayacak, olay orada kapanacak. Başka bir örnekle konuyu ele alalım, konunun netleşmesi için .Şimdi malum ya kafeteryalar çoğunlukta; o tarz bir yerdesin ve kestiğin birisi var öyle hafif hafif, abuk sabuk hareketler yapman olası tabi. Yüksek sesle espriler yapmak. “bizim ortamımız çok şen” mesajı verme kaygısı da mevcut. Neyse gittin içecek bir şeyler kaptın. Ben cömert adamım mesajını da verdin, arkadaşlarına da ısmarladın.İşte kaçınılmaz üzüntülü son geldi çattı ,eşek kadar camı görmedin,sert bir şekilde cama gömdün kendini. Etki - tepki derken yerde bulmuşsun kendini.Mekanda bir “aooooo” sesi ve tanımadığın insanlar sana kıkır kıkır gülüyor.
Evet pişkinliğe vurursan ,burada oyunu kazanırsın,insanlık halidir. Herkes hata yapabilir, oturduğun yerde etrafı mal mal kesip “ben de insanım, güler ağlarım” mesajını vermek şartıyla sırıtırsanız, kimse senin orada düşmeni önemsemez,”yazık oldu çocuğa”,der. Uyarması benden,ben insanlardan bir adım öndeyim, liderim, popülerim lan!!!Ben, hayatta dengemi kaybetmem, anamın karnından koşarak doğdum gibi bir imaj yaratmazsan kimse önemsemez. Birde politikacıların yaptığı türden de pişkinlik örnekleri var. Onlara pek girmeyelim - zaten politikadan hiç hoşlanmam - ama o adamlarda her şeye cevap verse iyice batacaklar yerin dibine. Her şey ortaya çıkacak,ondan pişkinliğe vurup rezil olmaktan kurtarıyorlar kendilerini.Hayat politika gibi değildir. Pişkinlik ve yüzsüzlük kaldırmaz. Pişmanlığa bile esnekliği çok azdır. Terazisi, “çıkarlardan” çok, “duygularla” tartar. Kefenin birine kırık bir kalp koyduğunuzda, diğerine ne koyarsanız koyun dengelemez. Kalp cam gibidir. Kırıkları yapıştırsanız da izleri yok edemezsiniz…
Her neyse zaten daha fazla aklımdan geçenleri yazmayacağım.Sonra pişkinlik yapmış sayılırım dimi ama…
Çok kişisel not ;Bu arada Blogger daki tüm yazdıklarımı kaldırıyorum.Ve kitap okuma alışkanlığıma şükrederken, artık yazıları ile ne oldum delisi olan kişilerin , yazmış oldukları yazılarını okuma gereğini duymuyorum… ” anlayanlar anladı umarım !!! “
Klavye yazıları
Yazara mail gönder | tarafından yazılan tüm yazılar Klavye | Yazıları takip et (RSS)






