20
Eyl
2009
Güneş denize tutulduğunda öpmelisin beni.!
Yazar Klavye. bulunduğu kategoriler ARANOTLAR YAZILARI, Klavye Dostları |
Güneş denize tutulduğunda öpmelisin beni..Ve ömrümün en uzun an’ı olmalı yaşanan. Nabzımın duruşuyla öldüğümü sanma sevgili Umut küçük bir teknenin gölgesiyle taşır beni hayata Hem dokunduğun çiçekler solmaz ki Akşamın gölgesi vursa da üzerime Allah şahidim olsun ki Vuslatsız açan gülün’bem ölmeyeceğim… Ölmeyeceğim korkma…Yüreğimize kadar yanacağız.. sokul bana istiyorum” dedim… Gözlerime bak ve yüreğime ak sorgusuzca Birlikte boğulmak istiyorum” dedim… Duymadın kalbimin sesini. Ben Bulutum Ben Bulutum, Bulut benim.Hükümsüz insanlar geçer benim içimden şafak sökene dek.Kimileri bir sokak lambasının fersiz ışığında Kimileri yakamozların güzelliğinde arar kendini..Kimileri titrek bir mumun alevinde.. Kimileri bira şişelerinde yitirir benliklerini Bir bebek için boşluğa fırlatılan çığlık Biri ölü için mezarda biri yüreklerde kara bulanıklık Sevdalı gözlerde ıslaklığın adıyım.Ben Bulutum, Bulutsa benim. Yorgun akşamların sevda çiçeği Seni çok ama çok geç tanıdım Bir gül yaprağına düşmüş çiğ tanesi..
Suya hasret toprağa düşen yağmur gibi.Düştün apansız yüreğimin orta yerine.İnci tanesi. ölüp dizildin şakaklarıma.Bazen hüzün olup yağdın çisil çisil.Bazen tatlı bir rüya oldun yalnızlığıma.Saat yalnızlığa çeyrek vardı.Yalnızlığa değil gülüm içimdeki hazana.Tam bitti artık derken.Son yıldızında kaydığı noktadan.Bir ilkbahar güneşi olup doğuverdin dünyama.
nasıl özlemle bekledik buluşacağımız anı.geçmez idi zaman bir türlü..dakikalar ilerledikçe,birheycan fırtınası kopardı yüreğimiz de…duramazdık yerimizde…
ıslanır dı avuçlarımız terden buluşma vaktimiz gelipte birimiz diğerinden önce ulaştığın da
buluşma yerimize, minicik yüreğimiz bir anda korkunun esiri olur vucudumuzu bir ürperti sarardı
yoksa gelmiyecekmiydi acaba birşeymi olmuştu da geç kalmştı… Sensizlik bir hastalık
Yavaş yavaş işleniyor damarlarıma Bir yol var sana gelen biliyorum.
Ama bulamıyorum bu karanlıkta..Benden başkası sana ulaşacak Korkusuyla geçiyor her dakikam
Yorgun akşamların sevda çiçeği..Seni çok ama çok geç tanıdım.. Çıldıracağım İnanki ..yokluğun bana hem yara hem deva olmasa ..Yokluğunda sızlayan yaram , hayalinle avunmasa ..Yalnızlıktaki yalvarışımı , Sesin kandırmasa ..
Yıldızlarla dertleşmemi , ışığın bozmasa ..Geceye hep seni anlatmaktan ..
Her saniyeye seni koymaktan ..Her geceye resmini çizmekten ..
Yorgunum ! Yorgunluğum resmini çizmekten değil ..Sensiz dakikaları saymaktan değil ..
Geceye seni anlatmaktan da değil ..Resmini gecenin görmemesinden ..
Dakikaların Beni dinlemez gibi geçmesinden ..Ve gecenin anlamamasından şikayetçiyim ..
Ve seni anlatacak kelime aramaktan Yorgunum! İçimizdeki duyguları hep yarınlara bıraktık
Kimi zaman masum, kimi zaman tutkulu Bu yüzden sevdiklerimiz bizi hep yanlış tanıdı..Anlamsız koşuşturmalar yüzünden Aslında biz böyle olsun istemedik..Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi Yüreğimizdeki tertemiz duygular.
Yüreğimizin derinliklerinde kaldı..Biz geniş zamanlarda yaşamak istiyorduk.
Çirkindi dar zamanlarda bir sevdayı paylaşmak.Bir ömrün anlamsız koşuşturmalarda Bu kadar çabuk geçeceği aklımıza gelmezdi Gönül bahçemizde açan çiçekler vardı.gecelerde yapayalnız..Paylaşmak içinse vaktimiz olmadı. Çözülmeyen düğüm,Kanıtlanamayan suçlar gibi sensizlik…Yetmiyor yaşamaya,Bi ben bi de sensizlik…Nedenini bilmiyorum,ama;
Çok koyuyor bugün,bu gece bu bilinmezlik! Duygularım yine Kuzey’den bu akşam , bilmem neden
Serin bir bakış uzaklardan. tenime değiyor Üşüdüm , titredim en Boran gecelerde … bir zaman
Oysa hiç olmadı böylesi … bu hem buz … hem yakıyor!
Sensiz; günler hızla akıyor avuçlarımdan Ne yaşadığımı anlayamıyorum…Çocuk kalan yanım! . Sen sakın üzülme..
( Yazan..YakupHan Ulu )
Klavye yazıları
Yazara mail gönder | tarafından yazılan tüm yazılar Klavye | Yazıları takip et (RSS)






