
Cervantes’in dediği gibi ; ” şiir yalnızlığın dostudur.” Sonbahar ve yalnızlık …Bu mevsimin bana hatırlattıkları;baktıkça dökülen yapraklara ,yaprakların ağaçları terk etmesi.Hissediyorum,ansızın yakalandığım yağmurun saçlarımdan süzülen damlalarını…Penceremin buğusunda çizdiğim o resim…En güzel çiçeklerin en karanlık ve en soğuk gecelerde açtığını düşünmek..Ve umut etmek,inanmak…
Var mıdır ? yalnızlığı koluna takıp da hayat yollarında yürüyüp gitmek gibisi,kendi iç labirentlerin de dolaşmak gibisi, kendini daha yakından tanıma fırsatı kadar hoş bir his var mı?
Yine daldı gözlerim.Bu mevsimde hep böyle olurum.Ve bir şarkının sözleri : ” bir şarkısın sen , ömür boyu sürecek…Dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek…” Her ağaçtan düşen yapraklara inat bu sözler…Evet daldım yine derinlere.
Ahhh ! Sonbahar.Son musun bu sene ? Ya geride bıraktıkların…Ne var sanki geride ? Geleceğe bakmalı izninle… Dalgınlığımdan silkindim, yok yok bu sözler değil , onları benimsediğim günlerin anısı, özlediğim. Geçmiş ya da gelecek değil önemli olan.Bunları düşünmesi bile anlamsız benim için. Ne demiş büyük usta Hüseyin Rahmi GÜRPINAR :
” Bu düzlük nereye kadar devam eder?
İlanihaye …
Dünyanın sonu yok mudur ?
Dünyanın sonu ölümdür…
Bu toprağın son haddi neresidir ?
Dünyanın nihayeti yoktur…Şarka git…Garba git…Şimale git…Cenuba git…
Git git bitmez… “
İşte böyle sonbahar.Ölüm acısını kıskanıyorum şimdi.Bir gün son gün olacak evet hayatımın son baharı.Ben unutuldum üzüntüsünü yaşamayacaksın o zaman kim bilir? Bir gün bu sokaktan biri geçecek, camımın önünde duracak,penceremin buğusunda çizdiğim o resmi görecek.Belki beni tanıyan birilerine başsağlığı dileyecek.Ardından rahmet okuyacak… O birisi beni özleyecek,hatırlayacak. Ölümün acısını hissedecek…Ne yapayım kıskandım işte ? Sevilmek istedim,belki de unutulmamak…
İç dağınıklığımı paylaştım sadece seninle sonbahar .Sen bana bakma oldu mu? Öldüğüm falan yok şimdi.Göğün olanca ağırlığına göz kırpmaksızın katlanıyorum bu hayata .Çok iyi biliyorum ki , nerede olursam olayım , benim yerimde olmak isteyen insanlar var.Minnettarım hayat sana…Şükrediyorum…
Olmasını istediğim, umut ettiğim şeyler içinde şimdiden şükrediyorum.Sonbahar sen geldin.Kış gelecek, İlkbahar ve ardından Yaz…Yeryüzünde milyarlarca insan yaşadı, yaşayacak, adları bile bilinmeyen.Birkaç günlüğüne belki de …Sonra gelen gidecek.Çok kısa hayat ama unutma Yaratıcı senin isteyebileceğinden daha fazlasını sana vermek istiyor.Elinden gelenin en iyisini yap ve hayata inan.
İlkbahar ile doğ,Yaz & Kış yaşa ve Sonbahar ile git…
Git git bitmez!…
Her mevsimin tadını alabilme zamanıydı bende ki mevsim. Belki olgunlaşmanın vermiş olduğu duygulardandı hissettiklerim. Hani son demlerini çıkarırcasına hayatın, dolu dolu yaşamak tüm mevsimleri, huzurlu, sakin ve bir o kadar da ürkek. Yapraklarından arınmış ağacların dalında ki bir serçe misali tepeden bakıyordum şehre. Üşüyor ama hissettirmiyordum. Endişelerimin sebebi daha da setreleşecek bir mevsimin habercisini sezmekti. Vaktin sanıldığı kadar geç olmadığını bildiğim gibi , ağacın ince dalları üzerinde tek başıma şarkılar söylemenin de bir anlamı olmayacağını bilmekteydim.
Lâkin vakit susma vakti de değildi…Ben şarkı dinlemeyi sevdiğim gibi , artık şarkı söylemek istiyordum…
Klavye yazıları
Yazara mail gönder | tarafından yazılan tüm yazılar Klavye | Yazıları takip et (RSS)






