Üye değilmisin? Üye ol | Şifrenimi unuttun?
Paneli kapat

24

Nis

2010

Eskiden aynanın karşısında saatlerce oynardım

Yazar Klavye. bulunduğu kategoriler Hayat Kırıntısı |

Birgün konuşmayı unutmak, sadece susmak istiyorum. Şimdi iyi olan ne varsa, üzerine çizgi çekemediğim kırgınlıklar sarıyor.. Ve her cümle, olduğundan ya çok basit ya da daha karmaşık bir hale getiriyor dilime getiremediklerimi. Dilerim ki senin icin..Sana hep sunu söyleyen biri olsun..Seni seviyorum..Seni dinliyorum..Sana bazende senin hosuna gitmese bile düsündüklerini söyleyen..Zamani olmasa bile senin icin zaman ayiran biri olsun ve buna ragmen kendisini sana adiyan.. sana dayanabilen biri..Seni oldugun gibi kabul eden biri,Cünkü benim icin harika bir insansin…

Söküp atacağım ıssızlığımı içimden.Yalnızlığımla yalnız kalmanın acısı Dolduracak bütün benliğimi.. “Yan!” diyorum içime!..”Sadece sen yan!” Ve “Dayan!” diyorum gönlüme!…” Herkes mutlu olsun! Sen dayan!..” Dayan gönlüm!.. Seni de elbet bir anlayan olacaktır!.. Bir elimde özlemlerim, bir elimde yitirdiklerimin enkazları… yine sevmek boğazımda düğümlendi… Ne yaptımsa gideremedim acısını… Sadece bir gün istemiştim… Mutlu olmak için bir gün çok muydu sence? Bir kelebeğin ömrü kadar kısa sürsede inadına yaşamak istemiştim. Bir mezar taşı kadar soğuk bedenim… İçimde kasırgalar, fırtınalar kopuyor. Daha ne kadar dayanabilirim sence. Senin ördüğün kazak var üzerimde. Hep sıcak tutar demiştin verirken gülümseyerek… Yüreğim üşüyor ısıtamıyorum… Seni gördüğüm ilk anda başladı her şey ve sonrasında tanımadığım bir heyecan, tatmadığım bir mutluluk oldun. Gözlerimi kapadım, bu mutluluk hiç bitmesin istedim. Bazen istemekle olmuyormuş.. Birinin hayata gözlerini kapaması ne demek bilir misin? Hayatla bağlarını koparması artık bir hayali yaşaması. İçindeki umudu hiç yitirmeden yaşatması.. Ve her sabah o hayalin gülüşü ile güne başlaması. Ve bir gün gözlerimi açtım. İşte o an canım hiç acımadığı kadar acıdı… Yalnızlık, dört duvar arasında sessizliğimle paylaştığım en derin yanım. Paylaştığım her vakit, zaman diliminin ne olduğunu unuttuğum delirme anlarım, saatlerim, günlerim, aylarım, yıllarım. Hayat bir yolculuktu. Eski bir mevsimi yaşıyor gibiyim aynı duygularla…Canımın acıması neden? ? ?
Aslında bu değil sorulması gereken…Belki aynı zaman diliminde, rastlantılarla bir araya gelişimiz yıllar öncesinden…Belki yağmurlu bir havanın olması bu hüznü hissettiren.. geçemediğim gecenin içindeyim… Karmakarışık bir hüzünle beraber ve her şeyin kendiliğinden düzeleceği duygusuyla… Düzelecek olanın ne olduğunu ise hiç bilmeden… Ellerime dokundu yüreğimdeki kederim…Kırdım kalemini sevdanın, yaktım gemisini aşkın. Ne gitmek vardır artık, ne dönmek sözümden… Batan son güneşimin son mirasıydı yalnızlık, anıt oldu hayata… Kanıt oldu yalnızlıklıktan ölen insanların yalnızlıklarına…Hava soğuk ve ayaz,yüreğim yangın yeri,ayrılığın ateşi yakar içimi.Anlamadınki hiç beni Bu nasıl hayat bu nasıl dünya,acıların adı hep senmisin Aşk.?Şarkılar dinliyorum, yine bir başıma. Koskoca evrendeki, milyonlarca yıldızın arasında, yalnızlığıma ağlıyorum. Hakkı bu mudur yaşamanın ya da sevdanın ya da hayatın ya da güneşli sıcak yarınların ?.. Bu mudur acaba hak ettiğimiz, bu mudur acaba değer biçildiğimiz, bu mudur bir daha dönmemek üzere çekip gittiğimiz. İşte bunlar birer birer işledi kalbime de acaba geç mi kalındı, acaba hiç olmamammı gerekiyordu da hepsi başlı başına birer hata mıydı?.. Elimi tutan biri olsun istedim. Başımı yaslayacağım . Gözyaşlarımı silecek biri.. Eskiden aynanın karşısında saatlerce oynardım .şimdi yine o aynanın Karşısın Dayım..!!!!

Yazan..Hayat Kırıntısı..YakupHan Ulu..

Klavye yazıları
Yazara mail gönder | tarafından yazılan tüm yazılar Klavye | Yazıları takip et (RSS)

 

Yorum yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.