Üye değilmisin? Üye ol | Şifrenimi unuttun?
Paneli kapat

Ne sen kız kulesi gibi durabildin karşımda Ne ben bakabildim boğazın mavi gözleriyle sana…

Sıcak ve yorgun bir İstanbul sabahıydı. Hayatla mücadele içinde olmaya alışık biri için birkaç derecelik sıcaklık düşüşünün önemi yoktu.Ben söyleyemediğim her cümle için bir hayat ve bir nefes kaybettim. Bir zamanlar penceremin karşısındaki kaldırımda oturan düşünceler  nerde? Ve bir kadın gözlerimin önünde büyüyor yavaş yavaş, Donuk donuk bakıyorum ışıl ışıl parlayan anılarıma. Nerden başlamak gerekli artık bilemiyorum, o kadar uzun zaman oldu ki seni görmeyeli, seninle konuşmayalı, gülmeyeli… Kendimi unuttuğum olağan zamanlarda hep aklıma geliyor, kendi kayıplarımda bir de seni gömdüğümü farkediyorum, Yalnızlığın gölgesini takip etmekten yoruldum artık. Lütfen ağlatma gözlerimi.Tuzlu ve ıslak olmasın Gözyaşlarım.Hayallerden gerçeğe dönmesini düşlerim.

830137513184079_1260050582

 Hayalini bile kuramadığım yılları çoktan yaşayıp bitirmiş olan bir Adamım artık. öğrendiğimden daha önce başlıyordu Hayat.Sen ise  Uzun bir nefes aldın sigaradan her zamanki gibi. Dumanı kusarken ciğerlerinden, farkında olmadan çakmağınla oynamaya devam ettin. Geçmiş hakkında konuşmaya cesaret edemeyiz.Bende Son sigaramı hafif rüzgar eşliğinde yakmaya çalıştım. Korkusu mu vardı içimde imkansızlığın? Yoksa heyecanı mıydı yalnız kalmanın? Ruhu teslimiyetçi, bedenim sıcak, biraz titrek ve az da olsa ürkekti. Evet sonunda ufukta, yağan yağmurun derinlerinde otobüsün buhar şaçan ışıkları görünmüştü.Istanbul Duragında.. Hayatım, geçmişim, bütün dünya, her şey gözümün önünde şuan; acılar, sevgiler, kazanılamlar, kaybedişler, sevenler, nefret edenler.

devamını oku »

 

 

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Şimdi yanımda birçok gerçek uçuşuyor
Kanatları ışıyan kelebekler gibi.
Gözlerime dokunuyor ışıkları
Soluk oluyorlar bedenime.
Yürümeye başlıyor bedenim uyanık ruhumla
Geziniyor binlerce renk içinde.
Belki de bir ağacın bin yıllık gölgesinin,
Bir meyvenin olgun tadının
Rengi dokunuyor gülümseyişime

devamını oku »

 

th_23875_forum_123_1090loBitiyor zaman… Tüm saatler kum saatinin içinde birbiri üstüne yığılıyor. Sahte mutluluklar giyiniyor sözcükler. Sen-ben savaşında imtiyazsız yarınlara bugünden açıyorum gözlerimi. Savaşacak kadar bile yakın olmayışımızı bilirim. Bilirim acı verişindir, bu kadar sözcük dizdiren.444 Ömrümü ömrünün ardında sürüyen… Kapatıyorum gözlerimi,hadi git yar geldiğin gibi. Acıttığın yerden tüm acılarımı da topla git hadi.

devamını oku »

 

080923043731360682531286Gözlerin var mı senin !..Hasretinde yüreğim ,boşlukların sesini aradığım gibi gözlerinide arıyor…Yankılansa sesin odama ve gözlerin geceme yıldız misali düşse yeter bana..Başka bir sey istemiyorum…Bir tek gülüşün tüm acılarıma iyi gelecek .Ve seninle yaşayacağımız güzel günler tüm hayatıma bedel olacak… Boş duvarlara ismini söylüyorum ve seni yıldızlara soruyorum acaba neler yaptı diye…”Bugün ne yaptın Bulut adam ?” Sensiz düşüncelere dalsam her fikrim kör kurşunlara isabet ediyor…Gözlerinden mahrum gecelerim katrana boyanıyor Uçurtmalarımı senden haber alır mı diye omuzlarımdan kaldırdım Yüreğimi göçmen kuşlarla sana yolladım..Boş gelmeyeceklerdi biliyorum.
Yüreğini ve gözlerini bırakacaklardı avuçlarıma…
Acıların yarınlarda müjde kokan çiceklerdi.Biliyorum bir kuş da olsa bana müjde verecekti.Düşünsene karların altındaki çitlenbikleri…Aylarca toprakla kar arasında kalırlar..Ama içlerinde hiçbir zaman umutsuzluğuna yenilmezler.Yaprakları hazanı andırsa da içindeki umutlarını sererler …Bahar oldu mu nazlı bir gelin gibi güneşin koynuna girerler…Tüm umutlarını güneşle sevda kokan yüreklere sererler…Aynı o misal sende hiçbir şeye yenilmeyeceksin…Yarınlarını bahar diyerek ; içindeki sevgi yapraklarını yüreğime sunacaksın..Her yaprağı da ölümüne sevdanın naif duruşunu, yalnızlığa karşı, dik başlılığını ve acılara karşı metanetini göreceğim…Gördükçe sımsıkı saracağım seni..Bırakmayacağım seni acıların kollarına Bulut adam…Bu kadar kolay pes etmeyecektik fani yaralarımıza…İyileşmesi yılları sürecek acılarına ben her gün nefesimle merhem olacağım…Yavaş yavaş iyileşeceksin… Her güneşte sana umutları bırakacağım… Bulut adam ; gözlerinde ki yaşlarını dünden daha iyi akıtabiliyorsan o zaman daha çok saracağım iyileşmen icin…Tüm acılarına ben kefilim…Yeter ki sen mutluluklara gülümse… Oldu mu…

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Bak yine yağmur yağıyor
Neden ağlıyorsun ?
Ben ne dedim oysa sana…
Sen beni dinlemiyorsun .
Yüreğime yüreğime vuruyor…
Seni getiriyor uykularından…
Kahve içiyorum ,çay içiyorum…
Hücreyi andıran odamda
Yazılar büyütüyorum…
Dindiririm bu yağan yağmuru umuduyla
Bir ağrı gibi saplanıyorsun sol yanıma
Aynalarda bakışını arıyorum sonra
Düşünüyorum……
Karkent düşleri görüyorum kimsesiz odamda…
Üşüyorum ….Sen yoksun…
Aşkı düşünüyorum …
Aşkı yazıyorum
“Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz. Aşk bir yolculuktur …Bu
yolculukta artık para, tarifeler,beklentiler, randevular, taksitler, iş,
anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır . İnsan bir başka ışığa teslim olur… ”
Ahh yüreğim…
Aşka aşık yüreğim…
Yüreğimde med cezirler
Senin damlaların…
Dibe vuruyorum b e n
Topla beni…
Gündüze değil
Geceye tut beni………..

 

18

Mar

2009

hayat Katili-1

By Klavye. bulunduğu kaegori K e n d i m c e, Tavanarası | yorum yok, ilk Yorumu sen yap »
Kimler için yaşadıklarım? Kendim için yaşadığımı düşündüğüm bu hayatta, başkaları için yaşadığımı yenimi fark eder oldum? Kendi kararlarımın geçerli olduğunu düşündüğüm bu hayatta bana dayatılan kurallar çerçevesinde mi yaşıyorum ? Zaman hep ilerledi , geçti , gitti .. gidiyoo…Hep büyümekti küçükken tek isteğim oysa!!!Kendim değiştirecektim , kendi kurallarımla oynayacaktım..Kendi oyunumun başrolünü yine kendim verecektim..Kendi grubumun başkanı olacaktım…Kendim gibi bir dost bulacaktım,kendim gibi bir aşk…
Dünya sadece benim için dönecekti…Dünyanın merkezi ben olacaktım..Ay hayatıma ışık tutacaktı..Yıldızlara gidip gelecektim…Gündüzüm de güneş hep parlayacaktı…Benim gecelerim başka olacaktı oysa…
Kendimin en güzeli, en şaşalısı, en görkemlisi, en havalısı ..Bakınca insanlar ikinci kez bakacaktı bana düşüp bayılmamak için.Hayallerimde ki aşkı bulduğumda engel olmayacaktı kimse..Kimse için kendimden feda etmeyecektim..Kendimin olacaktım sadece ..Sahte yaşantılara yer olmayacak, kimse girmeye cürret edemiyecekti.Aşkların en güzelinde hüzün olmayacaktı ..Ayrılık nedir bilmeyecektim, aşk aşkımın kıymetini bilecekti…
Hayallerim umutlarım hep olacaktı..Oysa küçükken bilemedim hayallerimin yok olacağını ..Büyümek için büyümedim..Küçük hayallerimi büyütmek içindi , büyümek istemem.
Ne çok istemişim kendimin efendisi olmayı…
Dur…Hayat dayanıyor kapıya…Büyük bir heyecanla alıyorum içeriye .İçeriye harika bir koku yayılıyor önce, baş döndüren bir koku…Ayaklarım yerden kesiliyor.Bulutlarda dolaşmak sanırım böyle birşey .Serinlik geliyor geriden,ferahlatıcı bir o kadar da ürkütücü olan.Onun ışığında yer almak gurur veriyor bana …Sonrasında bir dokunuş yetiyor bana …
Hayat hayat için , yaşamak için bir klavuz bırakmadan gidiyor usulca, öylece..Dur !!! Diyemeden …
İnsan doğarken klavuzu elinde olmuyor mu ? ” Bu yaşama böyle geldik , böyle gideceğiz ” derken neyi kasdettiklerini biliyorlar mı peki onlar.Ben neden bilemedim bunu derken düşündünüz mü hiç .Siz kimin kurallarıyla yaşıyorsunuz , kuralsız , şartsız yaşamda mutlumu yaşayabilenler.Kim bilir belki bunu da bir gün öğrenirim.Başkalarının istekleriyle , ona çizdiği yolda yürümek…ona söylediklerine , susup boyun eğmek…İnsanlık tuhaf.elinde olan umutlarına son vermek ” katil ” kelimesine uymazmı ki Birçok tabir eklenebilir belkide . Belkide hiçbiri değildir.Ancak bildiğim birşey var, bu hayatta hiç bir şey nedensiz değildir.
Nedenini bilmeden bilmek..Bilerek bilememek…
Çok bencilce bir yazı oldu ,belkide etkilendim bu cümlelerden…Bir yerlerde gizli kalan şeyleri görmek içindi bu cümleler….Cümleler sıralı girdi yaşamıma,sırası ile şaşırmadan , amaç gütmeden .Nedenine gelirsek; Elbet bir nedeni var.Eğer ki okunduysa sonuna kadar amaç içinde bir yerde …Otur ve düşün şimdi.
Sen kaç tane umudunun katilisin ? Ya da senin katilin kim ?….11-scribble.jpg
 

12

Mar

2009

yazma serüvenim-tavanarası

By Klavye. bulunduğu kaegori Tavanarası | yorum yok, ilk Yorumu sen yap »
Gecenin ilerleyen saatlerindeyim yine .Kelimeler gece bende yerini buluyor nedense ?!Klavye tuşlarının tıkırtsındanmıdır nedir? Gecenin sessizliğinde .Klavyede yazsamda hala  kitap ve mürekkep kokuları  duyuyorum ilginç değilmi …Bu da teknolojiye alışmanın bir çabası sanırım bende .Yazı yazmayı seviyorum dedim, bir o kadarda yazılarımı paylaşmayı istiyorum.Yazdıklarım okunsun da ruh bulsun istiyorum ,yorum bırakılsın istiyorum….çok şey istiyorum aslında …Ben ateş gibi yanarak,düşsel olarak ve zihinsel kıvılcımlarım düştüğü yeri yaksın istiyorum..Bir arkadaşım var onun yazmaya dair hiç bir sorunu yok bana kalırsa .Cümleleri istediği renkte ifadelere sarıp boyayıp boyayıp farklı yazılar çıkartabiliyor.Aynı cümleler belki ama hikayeleri farklı olabiliyor… Yazdıkça , paylaştıkça kendini mutlu etti,yani yazdıkça kendisine yaklaşıyordu.İç dehlizlerinde gezmenin keyfini , keşfini benimlede paylaşıyordu zaman zaman .Acı ama tatlı kendisinden yansıyan birşeyler koyuyordu ortaya.Ben de yazdıklarına tepkisiz kalamıyordum .Yazılarını okuyordum okuyordum,derinliklere iniyordum,bazen o derinlikten çıkamayacakmışım gibi geliyordu.Ama okudukça okudukça  yüzeylere çıkıyordum.Nedeni beni düşündürüyordu .Hayal kurduruyordu.Neyse ben bir öyküye başlamıştım Tavanarasında ki sandıkta bulduğum bir karalama defterim sayesinde.Uzun süredir arıyordum o defterimi , başladım yaşadıklarımdan hareketle bir yazı yazacaktım oysa ama üzerinde üç gün çalıştım..Bir daha da o deftere dönmedim…Tamam ben ne yazacaktım öyleyse yaşadıklarımı yazamayacaksam ne anlamı vardı diye düşündüm …Sonra yazmak sadece yaşadıklarımızı anlatmak değildi.Yazmak sadece uzman olduğumuz konularda bilgi vermekte değildi.Neydi yazmak içinden geldiği gibi ,..İçsel , düşsel ve dilsel kıvraklıktı ..Bazen fantezi,kurgu bazen de çılgınlıktı yada delilik diyelim . Bazen de hayatın tam kendisiydi. Acıydı, aşktı,ayrılıktı, ölümdü,özlemdi,kavuşamamaydı, yardı, küçük bir çocuktu,bazende hayaller diyarında bir prensesti , bazen ses oluyordu , bazen koku … Yazdıklarım hiç bir zaman bire bir statik olmadı, Olamazda sanırım.Bana göre yazmak ne öyleyse sıkı durun doğurmak gibi bişey…Bayanlar bunu çok iyi bilirler.Şimdi Erkek yazan arkadaşlar bana kıs kıs gülüyorlar… ama doğru.
Sonra beni yine bir düşünce aldı …Sırf o an  hissettiklerimiz , içinde bulunduğumuz ruh hali tek başına bir şey ifade etmemeliydi.Yazı yazmak bu olmamalıydı.Gözüme , aklıma çarpan, ekosu kulaklarıma düşen , sanki bir resime başlarsında o tüm kağıdı , o bembeyaz kağıdı dolduran renkleri bir araya getirmekle mümkündü yazmak.O zaman bir anlam kazanırdı.Şu an aklımda en az 7 tane öykü olacak konu var.Var ama bilinçsel bir kurgum yok .Kuramıyorum…Nedeni kahramanlarımla yüz yüze gelemiyorum, onları konuşturamıyorum.Oysa içinde olamadığımız bir şeyi kurgulamak için o şeyle ilgili bağlantılar kuracak meteryalleri okumak, gözlemlemek, araştırmak gerekir en azından hissetmek gerekir .Tüm bunlarda ciddi bir zaman gerektiriyor. Yani kısaca o anı yaşamak..İşte böyle düşününce o yazımı orda bıraktım.Bazen yazı yazmayıda bırakayım diye düşünüyorum.Sonuçta bir kazancım yok ona keza kaybedeceğim birşey de yok,yazmayı seviyorum…Aklımdaki kelimeleri ,aklımla oynadığım akıl oyunlarımı , cümlelerin gerekliliğini , bazende yetersizliğini aktarmalıyım biryerlere .Ne de olsa söz biter yazı kalır mantığıyla. Diğer taraftan  benim acılarım vardı, acılara yansıyan kelimelerim,Hayatın tokatına tanık olduğum cümleler.Okuduklarımın işittiklerimin yansıması vardı..Ne olacaktı onlara benim kendimceme ?!!! Biliyorum , hiçbir şey ilk kez yazılmayacaktı,ilk kez söylenmeyecekti ama en azından kendimce olacaktı.
devamı olacak klavye dostlarıma …