⎝⏠ AŞKIN AYETLERİ ( 9 ) ⎝⏠⎝⏠
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Nekadar Beklediğin Değil, Kimi Beklediğin Önemli…
Nekadar Uzak Olduğun Değil, Kime Uzak Olduğun Önemli…
Nekadar Ağladığın değil dost, Kimin Uğruna ağladığın Önemli…
Sırtımızda Dünyanın Gam yükü..
Nekadar Yandığın Değil, Külüne Biçilen Paha Önemli…
Satmaya kalksan Derdini Dost,
Seni Zengin eden dert, Başkasında beş para etmez…
İşte Kurmuşsan Sorfanı Bir İsyan Vakti !!
Nekadar İçtiğin Değil, Kimin Şerefine İçtiğin Önemli…
Ama İllaki Bu Ciğer Sabahı Görmez Diye Tasa Ediyorsan …
Nasıl Öldüğün değil, Kimin Uğruna Öldüğün Önemli…
Hiçbirini Takma Kafana Dost, Sonuç ne diyorsan serde,
Nekadar Aldatıldığın Değil, Nekadar Aldandığın Önemli…
TUNÇ MUŞTU ( DELİ SİYAH )
yetimliğin ağlıyor gözbebeklerimde Ve son cümleler dökülür artık dilimden. kelimeler ektim sayfalara. Büyütüp gönderiyorum sana.
Tam olarak neler yazacağımın bilincindeyken aldım elime kalemimi ve kağıdımı. Uzun süre sonra anlatmak istediklerimi kafamda böylesine net oturttuğumuda ilk cümleme başladığım an itibari ile hissetmiştim zaten. Kararlı bir özgüven ile düşünen bir geçmişin izleri üstünde, küçük oynamalar ile kendimi ifade etmeye çalışacağım… İfade edebildiklerim kadar anlayacaksınız. Fazlası olmayacak, fazladan cümle.. olamayacak..Bir gün yaşanır umuduyla ertelediğim zamanlarım boynuma dolanıyor. Ebruli bir taş seçiyorum kendime. İçinde düş kırıklıklarımın siyahı, hayattan arta kalan maviliğim, doğru yanlış arasında gel git yapan dallarımın yeşilliği, sonbaharı andırıp sarıya çalan yaprakların rengi ve hayallerime adadığım pembelik…Bu gece tüm kelimeler kanla gözlerimi yıkıyor. Nefesim soluyor içten içe. Tüketiyorum varlığındaki cümleleri..Dilim sus pus…Sensiz kendimi hiçliğin içinde kaybolmuş gibi hissediyorum. Kanadım kırık, yollarım ise karanlık. Güneş ise kanlı pusularda yetim düşmüş. Üşüyor saçlarım, ellerinin sıcaklıgını arıyor tenim. Yüregimi kapıp sana gelmek istiyorum. Ama ayaklarım hasretine prangalı..Dayanamıyor yüreğim bu hasrete.. Odamın bir kenarında ben, bir kenarında yalnızlıgın. Ben cam kenarındayım. Olur da tatlı sesini duyar da delicesine yüreğine koşarım diye pencere önünde yolunu gözetliyorum bu gece.. Bekliyorum işte. Zaman geçmiyor…
devamını oku »
Yağmur, rüzgar ve sonbahar ben değil miyim ki… Hepsi hatırlatmaz mı beni söyle. Benim gözyaşım değil mi her damla,Eylüle saklandı umutlarım, yüreğinin aralığında sobele beni, sevdim seni yar. Gece saçlarıma dokun hadi çoğalt sevinçleri. Gözlerimin mehtabında lal dudaklarımı kucakla, azalt hüzünleri. Cümle alem bilmeli; sevdam istila ederken gönlünü, günah defterinden silinmeli her bir satır.Yok, yok yok. Gücüm yetmiyor…
devamını oku »
Şimdi bunları söylüyorum diye şaşmayın; ya da şaşırın, bunun için yaşayın… Yazdığım yazılar sadece hayal ürünüdür, yaşamımla da kısmen birleştirilmiştir. Bu kadar bunalım, depresyon yazısının ardından böyle hayat dolu, yaşamaya yönelik bir yazı da nereden çıktı demeyin, o yazılar da devam edecektir elbet, yeni kurgularla, yeni şekillendirmelerle üstelik. Ama hayat sadece üzüntülerden ibaret değil, hayatın neşeli yanları, yaşamaya değer tarafları da hala devam etmekte. Böyle düşünüyor olmasaydık, her birimiz çoktan mektuplarımızı tamamlayıp, intihar etmiştik bile…hissedebiliyormuşum demek ki diyorum. Halbuki geçen şu zaman diliminde ne kadar çok oturdum bilgisayarın başına yazabilmek için. İçimdeki coşkuyu, sevinci, hüznü, huysuzluğu anlatabilmek için; ama olmadı başaramadım. Korktum yazmaktan. Kendimden korktum, açık vermekten daha da çok korktum.Ara sıra çok fazla yaşanmışlığı olmayan, üzülmemin gereksiz olduğu durumlarda bile, kendi içimde bazı koşulları büyüttüğümü biliyorum, sanırım bu da biraz yeteneğimi ortaya çıkarabilmem için kendime yaptığım bir düzenbazlık;
devamını oku »