Üye değilmisin? Üye ol | Şifrenimi unuttun?
Paneli kapat

17

May

2010

erkek aşk kadın

By Klavye. bulunduğu kaegori ALINTI | yorum yok, ilk Yorumu sen yap »

6160_99719349646_684529646_1928200_4665636_nSiz… benim için o denli değerlisiniz ki,
Beni götürdüğünüz aşk ülkesinden yazıyorum…
Aşka, inanca ümide gereksinim duyuyordum ve filozoflar arasında aşka duyulan inancın en ateşli şovalyesi olduğunuzdan…Siz, yaşamımın filozofu oldunuz!

devamını oku »

 

17

May

2010

Bilemezsin

By Klavye. bulunduğu kaegori ALINTI | 1 Yorum »

Sana verecek bir armağanı ne çok aradığımı.

Hiçbir şey içime sinmedi.

Altın madenine altın sunmanın ne anlamı var.

Ya da okyanusa su.

Düşündüğüm her şey

Doğu’ya baharat götürmek gibiydi.

Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok,

çünkü Sen zaten bunlara sahipsin.

O yüzden Sana bir ayna getirdim.

Kendine bak ve beni hatırla!…

Hz. Mevlana

 

 

Rana alagöz’ün bir şarkısı bu. ;” herşey bitmiştir artık….”

İki tip insanın mutsuzluğa mahkum olacağı belirtiliyor Birincisi, mutluluğunu gelecekte yaşayacaklarına endeksleyen insanlardır Bu insanlar mutlu olabilmek için sürekli olarak bir takım şartların yerine gelmesini beklerler Farkında olmadan yaşamı ertelerler Mutluluklarını şartlara bağlamışlardır Adeta gelecekleri bugünlerine ipotek koymuştur

alıntı…
 

 

devamını oku »

 

25

Eyl

2009

eskimeyen dost

By Klavye. bulunduğu kaegori ALINTI | yorum yok, ilk Yorumu sen yap »
 
     Çay bahçesinde oturan 55-60 yaşlarındaki adam, yanına yeni gelen aynı yaşlarındaki arkadaşına öfkeyle söyleniyordu;
-Biraz daha gelmeseydin canım, kök salıyordum yavaş yavaş.
-Aziz bey, insan arkadaşını böyle mi karşılar.
Aziz bey, ayağa kalkıp arkadaşına sarıldıktan sonra sitemli konuşmalarına devam etti.
-Ahmet bey, beni saatlerce bekletmen doğru mu!
-Aziz bey, iyice yaşlandın. Ne saatlercesi yahu. Beklediğim otobüs geç geldi, sonra da trafiğe takıldı işte
-Bir önceki otobüse binseydin.
-Bak kırmaya başlıyorsun beni.
Aziz bey, nazını götürdüğünü bildiği arkadaşına yüklenmeye devam etti;
-Kırmak mı! Asıl kırılan benim yahu. Buluşalım, bir çay-kahve içelim diyen sensin, geç kalan yine sen.
-Tamam yahu ettik bir kusur. Unut artık.
-’Unut’ muş, hani edebiyat sohbeti yapacaktık, şiirler okuyacaktık. Bu moralle oku okuyabilirsen. Heves mi bıraktın!
-Azizim Aziz, unut moral bozan konuları, kapat artık. Çevrene bak; çiçekler açmış, kuşlar şen-şakrak, bir bahar rüzgarı yüzümüzde. Neşelen, kahveciye rica ederim şimdi, senin sevdiğin bir eski şarkının plağını da çalar. Daha ne istersin şu üç günlük dünyadan.    Sözü biterken kahveciye doğru el salladı. Kahveci, bu iki ihtiyarın hemen hemen her hafta gelmesine, eski şarkılar dinleyip, şiirler okuyarak sohbet etmesine alışmıştı. Alıştığı işareti alan kahveci, uzaktan onların hafif atışmalı hallerini görünce, kendi kendine mırıldandı; “Aziz bey yine öfkeli, uygun bir şarkı çalmalı”. Diyerek plakları karıştırmaya başladı.
    Kahvecinin koyduğu plaktan, “Sen benim eski değil, eskimeyen dostumsun” şarkısı kulaklarından ruhuna yayılırken, Aziz bey yumuşadığını belli eden bir ses tonu takınsa da yine sitemli konuştu;
-Senin keyfin yerinde, bekletilen sen değilsin.
-Bak kalbimi kırmaya devam edersen, bir dahaki sefer daha da geç gelirim.
-Aha!..bir de tehdit ha, “Daha da geç gelirim ha!...”
-Kızma canım hemen, şaka yaptım, bir daha geç gelir miyim!
-Ha şöyle yola gel.
-…hiç gelmem.
-Bak bak bak. Gelme de gör bakalım bir daha yüzüne bile bakmam.
Ahmet bey gülümsemeye, Aziz beyin öfkesini neşesiyle savuşturmaya devam etti.
-Neyse Azizim, bir öykü yazıyorum. Sanırım bu gece bitiririm. Seni darıltmak istemem, bir daha ki buluşmamızda yorumlarına ihtiyacım var.
-Seni gidi seni, zayıf tarafımı biliyorsun değil mi!
-Öfkenin çabuk geçmesi de olmasa çekilecek adam değilsin.
-‘Adam değilsin’ den önce virgül mü var?
-Yok yok, o kadar da değil. Yine kavga mı çıkaracaksın.
Aziz bey güldü;
-Şaka yaptım canım, sen şaka yaparken iyi de ben yapınca mı kötü. Neyse, bu günkü okuyacağımız şiirlere başlamadan kararlaştıralım, çarşamba mı uygun, perşembe mi sana?
-Çarşamba hastane randevum var, Perşembe buluşalım.
-Hastane mi, yok ya önemli bir şey?
Ahmet bey, bakışlarını başka tarafa çevirdi.
-Önemli bir şey yok canım. İhtiyarladık, bir kontrolden geçeceğiz.
-Tamam ama sakın gecikme köprüleri atarım ha!
Ahmet bey yine güldü;
-Atarsan at yahu, ben seni kolay bırakmam, yeni köprüler kurarım. Senin gibi aksi ihtiyarın arkadaşsız kalmasına gönlüm razı olmaz.
-Gül bakalım gül. Öykün kötüyse böyle gülemeyeceksin. En ufak hatanı yüzüne çarpacam, yerden yere vuracağım seni.
-Yahu eski dostuz insaf et.
-Neyse bırak bunları o güne kadar gülsün yüzün. Sen yeni şiirlerini oku bakalım.
Ahmet bey, çantasını karıştırdı, bir şiir defteri çıkarıp okumaya başladı;
         

devamını oku »

 

Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkânı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş. Artık ne bir işi varmış ne de parası. Günler boyu iş aramış ama bulamamış… Yük taşımış, bulaşıkçılık yapmış, yine de evinin kirasını ödeyecek kadar para kazanamamış. Sonunda ev sahibinin de sabrı taşınca, küçük bir bavula sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş kendini…
Mevsim kış, hava ayaz olsa da genç adamın köşedeki parktan başka gidecek yeri yokmuş. Bir sabah iş arayacak derman bulamamış bacaklarında. Açlıktan ve soğuktan bitkin bir şekilde bankta otururken, kocaman bir araba yanaşmış kaldırıma. Arka kapıyı açmaya çalışan şoförü kızgınlıkla yana itmiş arabadan inen yaşlı adam,

devamını oku »

 

19

Haz

2009

çay

By Klavye. bulunduğu kaegori ALINTI, Klavye Dostları | yorum yok, ilk Yorumu sen yap »

Sizde hayatınızın önemli kısmında bu büyülü sıvıyı içmişseniz.Sabah uyanır uyanmaz düşüyorsa aklınıza. İnce bel denilince başka şey düşünemez oluyorsanız, tavşan kanı dediğinizde dönüyorsa başınız .۩۞۩๑♥ ﷲ ♥ MENZİL BAYANLAR GURUBU ♥ ﷲ ♥๑۩۞۩๑ üyelerine  facebook ta  GÜLİ RANA  tarafından gönderilmiştir

Söyleyin bakalım çay nasıl karıştırılır ?Şaire kulak verirseniz:

Çaycı, getir ilaç kokulu çaydan!
Dakika düşelim senelik paydan!
Zindanda dakika farksızdır aydan.
Karıştır çayını zaman erisin;
Köpük köpük, duman duman erisin!

devamını oku »