Üye değilmisin? Üye ol | Şifrenimi unuttun?
Paneli kapat

12

Ara

2009

Büyüdük mü küstük mü birşeylere..??

Yazar Klavye. bulunduğu kategoriler ARANOTLAR YAZILARI, Klavye Dostları |
9dyutveug6uAslında beni benden alıp gitmişsin… yüzümdeki çizgim, yanağımdaki gamzem, aynamdaki görüntüm, tenimdeki kokumdun sen…
Sebepsiz gittin, sebepsiz kaldım bu bomboş hayatımda, kızamadım, öfkelenemedim, üzülemedim… Sadece boş kaldım, bomboş… Sahipsiz bir ev, evlatsız biri, bayramsız bir çocuk gibi tek ve çaresiz… Günsüz, gecesiz, aysız, güneşsiz, ortalarda bir yelerde kaldım, aslında yapayalnız kalakaldım…
Anlatmak isterken delice susmak,Azgın bir suda devinmek gibi bir şey bu Ve belli belirsiz delirginlikler yaşamak gece gündüz fark etmeden
Denizlerde kaybolmak gibi bir şey bu,Pencerenin arkasından bakmak…Sana sarılmak isterken,Yanında olmayı özlerken,Sadece seyredebilmek ne acı.. Ve dokunamamak gecenin bir vakti sancıyan yüreğimin küçük elleriyle Yalnız başına bir didişme gece yarıları.Daha uyanmamalıydık masallardan.Ne zaman bitti o eşsiz ormanlar, yollar? ne zaman ayrıldı yolları şehzade ile ipek kızın? ve ne zaman vazgeçti yakışıklı prens yüzyıl uyuyan güzeli uyandırmaktan? Ne zaman yoruldu aladdin lambasını ovmaktan? iyilik perileri, sevimli cinler şimdi neredeler? Daha uyanmamalıydık…
Masallar hep o renkte ve aynı inandırıcılıkta kalmalıydı kalbimizde.Bir şey oldu, bir yerlerde.Büyüdük mü küstük mü birşeylere ne; inanmaz olduk masallara.Dinlemez olduk ve anlatmadık bir daha.Belki anlatılacak masalımız kalmadı, çabuk yordu hayat bizim.Sözler yetmeyince, Dökülü verir bi kac inci tanesi gözlerinden..Yillar gecip giderken.. bi bakmissin kine kocaman bir deniz olmus ayaklarinin alti..O denizin icinde bogulmamak icin.. hayatin tüm zorluklarina gögüs gerebilmek en zoru belkide.Anlamını içime çeke çeke mutluluğa erişemiyorum…Ya hep ben fazla geldim ya da hep bir şeyler eksik kaldı… Şimdi iyi olan ne varsa, üzerine çizgi çekemediğim kırgınlıklar sarıyor dört yanını.Ve ben,Gözlerine bakar, hayat bu , yaşamak bu, huzur bu derdin… Her şeyimsin benim, hayatım, canım, nefesim sensin derdin. Yaşamanın tek sebebi sendin. Öyle söylerdin. Sen yanımda yokken nefes alamam derdin, gözlerinde kaybolmazsam yolumu bulamam, saçların olmazsa güneşim ısıtmaz, gözlerin olmazsa yağmurum yağmaz, ellerin olmazsa bu hayat beni tutmaz derdin… Seni öyle seviyorum ki derdin, hiç kimse bu kadar sevilmemiştir. Seni öyle seviyorum ki, seninle nefes alabiliyorum, sen olmadan yaşayamam derdin.Birgün bana soracaksın,beni mi yoksa hayatı mı daha çok seviyorsun diye. hayatı diyeceğim, küsüp gideceksin ama hiçbir zaman bilmeyeceksin ki benim hayatım sensin.Seni özlüyorum. Gecenin en zifiri anında bile odamı aydınlatan bu aşkı özlüyorum en çok da her gün duyabilmek için çırpındığım sesini. Seni özlüyorum işte… Her kavgamızın sonunda çekdiğim sancıları, seni kaybetmek korkusu yüreğimi bir bıçak gibi kestiği anları bile. Bir bebeğin masum bakışlarında saklıydın seni hayatı Görebilseydin anlardın beni Gerçek mi, yalan mı, düş mü, sahte mi bilmeden Sorgulamadan, hesapsızca sevdim ben seni imkansızlıktı senin adın Oysa sen benim nefesimdin Gözyaşlarımdaki umutsuzluksa eserinHiç mi sevemedin bu koca yüreği Bir gülüşünde gizliydi hayallerim.Ummadıgın anda cıkar karsına acılar. Mutlulugu ararsın acıların ardı sıra ve ceker gidersin, karanlık, kuytu ve sessiz arka sokaklara…Kimbilir oturur kaldırım tasına ve ictiim sigaranın kullerine gomersin acıyı, mutlulugu yine o sigaranın dumanında ararsın! Hatta adımı sorsalar bile bomboş gözlerle tereddüt edip öyle söyleyeceğim. Bugün biraz eksiğim sanki… Saatlerdir yürüyorum nereden gelip nereye gideceğimi bilemeden, bildiğim tüm yolları bilmeden fark etmeden. Tek duyduğum ayaklarımın altındaki bembeyaz halının o senfonik sesi… Gökten yağarlarken bin bir naz ederek o bembeyaz karlar, şimdi ayaklarımın altında hıçkırıklarla ağlamaktalar… Ağaçlar bile o nazlı karlarla doldular.Gitmek ve kalmak üstüne yazı yazasım gelmiyor. Gitmek ve kalmak çok acı bana bu gece… Sabahın ilk ışıklarını beklerken ve güneş bir dağın eteğinde parıltısını müjdelerken, ben bütün güneşlerimi saçtım. Kendimde bulamadığım bir ışık parıltısını aradığım ıraklar, şimdi ta içime işledi. Bir yerlerimde bugün sabah olmakta ve işte dünya uyanırken, seni özledim… Mayıs, bir başka terkediyor benim mevsimimi, ben nisanda kaldım… Üşüyemiyorum işte, ben ne kadar bir mevsimin içinde yaşarsam yaşayayım, içimde bir nisan göz kırpıyor mayıslarıma, yapamıyorum.Hayat yönteminde saklı.İç açıcı durumlar,göz yaşartıcı anılar…Gözün dönmüş hayatın bitmiş karala bir defteri…Bu kitap hayatın…Karalama defteri olarak kullan hayatını…Geçen zaman düşünme anı veriyor…Bir hayatın başlangıcı sil ve başla…Ölümün döşeğine geldin tormucuklar açarken… Tomurcukları yeşerirken toplaman lazım hayatta kalmak için.Sustukça sen oldum,sen oldukça kendime kaldım,seni buldum.Cezasının ne zaman biteceğini bir hükümlüydüm sende..Aşkı taşımak tek özgürlüğüm oldu anlamalısın.Bende kendini üretirken yokluğunu aynı boyuta taşımasaydın keşke..Sen yoksan olmayacaksan ben hangi kimlikle kalkarım ayağa hiç düşündün mü?
Yığılıp kaldığım her yerde yokluğun çöküyor gözlerime..Hayalinle kalmak seni yaşamak,bundandır,yalnızlığı hiç kimse benim kadar sevemez.Sensizliğin tadı, ağlamaların bile tuzu kalmadı..Mevsimler gibi şaşırıyor yolunu cümlelerim,İkinci vakti yağan telaşlı yağmurlar gibi, al beni..Nasıl olsa çıkmaz sokağımsın, en bitik hücrelerime saldırsan ne olur…

( Yazan:akupHan Ulu..Aranotlarımdan Kendimce Ben..)

 

 

Klavye yazıları
Yazara mail gönder | tarafından yazılan tüm yazılar Klavye | Yazıları takip et (RSS)

 

Yorum yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.