Üye değilmisin? Üye ol | Şifrenimi unuttun?
Paneli kapat

9

Ara

2009

Benim gözyaşım değil mi her damla..

Yazar Klavye. bulunduğu kategoriler ARANOTLAR YAZILARI, Klavye Dostları |

zwzs3qpt6Yağmur, rüzgar ve sonbahar ben değil miyim ki… Hepsi hatırlatmaz mı beni söyle. Benim gözyaşım değil mi her damla,Eylüle saklandı umutlarım, yüreğinin aralığında sobele beni, sevdim seni yar. Gece saçlarıma dokun hadi çoğalt sevinçleri. Gözlerimin mehtabında lal dudaklarımı kucakla, azalt hüzünleri. Cümle alem bilmeli; sevdam istila ederken gönlünü, günah defterinden silinmeli her bir satır.Yok, yok yok. Gücüm yetmiyor…

Tutmak ne mümkün gitmeyi kafasına koyanı. Sesim çıkmıyor artık, çıkamıyor… Kendi sesimi duyamıyorum…Geride kalan kim? Ben değil miyim? Seslenmek istiyorum, giden duymuyor, neden feryadım yalnızlıklarda yine?Bir şairin gözyaşlarıydı avuntusuz yerlere dağılan Amatördüm aslında hiç bir sevgide olmadığım kadar Yaşamak tarife gelmeyen bir aşk acısıydı Acısız bir yaşamda aşkın darbesiz son yağmurlarıydı..essizliğim en deli haykırışım. Kendimle konuşup ucu sivri dikenlerimi kendime batırıyorum. Bendeki sensizliği anlatmak, sendeki bensizliği anlamak kadar güç…Aradan onca mevsim geçmesine rağmen hala yakıştıramıyorum ayrılığı sevdamıza. Bana o sımsıkı sarılmalarının, “seni seviyorum” demelerinin, birlikte döktüğümüz gözyaşlarının yanında ne kadar soğuk duruyor o kara ayrılık ve hala gittiğine inanamıyorum, kalbime kabullendiremiyorum. İlk elini tutuğum anı hiç unutamıyorum,ne kadar masum ve utangaçtı yüreğin.Gözlerine bakarak seni seviyorum derken,anlamsızca uzaklaşırdın,sonra peşinden koşardım,seni hiç yakalayamazdım.Kimi zaman evden kaçardın,bana gelirdin.Ben en derin hislerimle sana yarınlarımızı anlatırdım.Her defasında ne olur bana evimizi anlat derdin,sıkılmazdım hep anlatırdım.Hiç tahmin etmezdim bir gün gideceğini. Yeniden düşerken karanlıklara, sözcüklerimin yabancılığı ilişti kağıtlarıma. Hiçbiri benim olmayacak kadar umutsuz cümlelerime eğildim. Deniz yanıyordu gözlerimde… Mavilerin en güzeli dökülürken alev alev yanaklarıma; fırtınayı, boranı gözyaşımın rahmetinde dindirdim. Kirpiklerinin arasındaydı dünyam hep onu bildim, onu söyledim. Filmlerin sonunda görmüştüm hep bu kelimeyi..Kadın ve erkek kavuşurdu, ardından ‘bitti’ olurdu..Arkasından bakılan bir kadın kalmazdı hiç birinde..Tüm acılar yaşanır, ağlanır ve sonunda mutlu olunurdu..Saat 12yi vurduğunda herşey eskisi gibi olurdu fakat, o ayakkabının sahibi hep bulunurdu..Kötü kalpli kurtlar hep o yataktaydı lakin, avcılar hiç bitmezdi…Alışık değildim anlayacağın.. Az önce başlayıp biraz önce ‘biten’ ‘şey’ sadece filmler sanırdım hep..Hadi bekleme daha fazla, bu giden tren seni çağırıyor… Kıyılarımız duygularımızın boyunda, derinliğimiz aklımızın ölçüsündedir, ufuklarımızsa sisler içinde…O kıyısız gökyüzü nasıl sığar küçücük gözlerimize, bir bardak suya, ağız dil vermez geceye? Ve nedir ki gizi, daraldığımız her yerde bir genişlik duygusu verir içimize. Çözemeyiz de, bu güdük bilinç, bu sığ yürek, bu ezbere yaşamla.Şimdi anlıyorum ki, bu senin sevdiğin bir oyundu. Her gidişte geride bekleyenin olmasını seviyordun sen. Geleceğin yer aynı, bekleyen aynı, bulacağın sevgi aynıydı çünkü. Kendini güvende hissettirdi, gururunu okşadı.Aslında bir küçük çocuk gibiydin. Dolaba saklanıp annesini korkutarak sevgisini ölçmeye çalışan bir çocuk gibi. Sınırlarımı ölçmek istedin her seferinde. Ne kadar sevdiğimi görmek istedin. Daha ne kadar dayanabileceğimi sınadın. Hep yanlis yalan sevgilerin yasandıgı bir dunyada gerçek var olan sevgi hangi bir zaman kazanmistirki bos hayelere kurek çekiyorum,senin o yasadıgın adını bilmedigin duygu haleri bir tek kotulugu temsil ediyor adina sevda deme,kaçmak kovalak bir basına sevmek yok,her sey karsılıklı olmalı,bu sende yok,senin adına sevda dedigin,onemsememek bir tek nefret ederek sevmek,bu beni yikiyor iste,sayenmde aska inancim kalmadi,sevdik diye kotu olmakmi gerek,eger kalbinde aska dair sevgi yoksa neden ben dedin,uzmek icinmi soylermisin…Geceler boyu hasretınden ağladım durdum bir turlu kendimi avutamadım bag bozumu sessizligi dustu sevdama cansız ve çaresiz,baktıgım resimler anlamsız hüznün vurmus her yere nasıl gulebilirim,seni dusunuyorum sana gelmek istercesine ırmak ırmak nehir misali yuregimde aşka dair ne var ne yoksa dokmek istedim,alip gotursünler benden çok uzaklara haps oldun bitik ve zavallı yuregime çıkarıp atamadım seni ……İşte boyle bir aşk hikayesi benimkisi,biraz saf ama titiz seni kirletemiyorum gonlum elvermiyor, birakip gitmis olsanda sana kıyamıyorum mutlu olabilmen icin dualar ediyorum,senle nefes alip veriyorum çunku sen benim yaşama sebebimsin,şu zavali yüregime inat seni sensiz yasiyorum bilsen de bilmesende..!!

( Yazan…Yakuphan Ulu )

 

 

Klavye yazıları
Yazara mail gönder | tarafından yazılan tüm yazılar Klavye | Yazıları takip et (RSS)

 

Yorum yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.