Üye değilmisin? Üye ol | Şifrenimi unuttun?
Paneli kapat

22

Ağu

2009

Belki de insanlar hep mutlu yaşar.Belki de …Kimbilir?

Yazar Klavye. bulunduğu kategoriler Hikayeler, K e n d i m c e |

Belki de yeryüzünde bir daha hiç savaş, hiç ölüm, hiç acı olmaz. Belki de insanlar hep mutlu yaşar. Belki de… Kim bilir?

 

  

 

 

“Sevmeyi bilirim. Acıyı bilirim.
Sevmenin hayatı nasıl acıya çevirdiğini bilirim
Ama hayat daha değerlidir sevdadan
Hayat daha büyüktür sevdadan
Hayat daha güzeldir sevdadan
Sakın hayattan vazgeçme”

Kime? Niçin ? Neden ? … yazıyorum bu satırları bilmiyorum .Ancak bir sesleniş olsun istiyorum.

Hey SEN ;

Unuttuğun bir şey var…Aslında zaman zaman bulduğun: BEN 
Her satırda aslında seni değil, kendimi yazdım…Hep yok olanların yokluğunu,bunlara duyduğum açlığı yazdım.Bunları aslında sen adı altında yazdım,aslında her şeyi kendime yazdım … Y O K  olan BEN ‘ e yazdım ,kendimi bulmak için .Belki de kendime yakınlaşmak için.
Daha çok kendim olmak için sana sığındım,sana gelince kendime geldim…İnsanın kendisi olmak için başkasına sığınması ne  tuhaf değil mi ? Ama genellikle yapılan budur. Çünkü, yaşarken ölmemenin tek yolu ait olmak sanılır. Ait olmak da sevmek, sevilmek olarak nesnesine kavuşur. Mitleştirilirse, koşulsuz sevmek adını alır. Başkaları seni sevsin diye sevmezsin. Sadece seversin. Sevgi öyle bir şey ki ancak, sen istersen biter. Aslında başkalarının beslemesine de gerek yok. Sen kendi sevgini zaten besliyorsun. Ana malzeme kendinlebesliyorsun.


İlişkinin bitirilmesi kayıp olarak algılanmaktadır.Oysa Yitirmek saydığımız her şey ,yaşayamadıklarımızdır. Peki ya yaşadıklarımız? Belki böyle düşünmek insanı rahatlatıyor da o yüzden böyle ifade ediyoruz. Yaşamda her şeyi kolaylaştırmak mümkündür. Ancak, biz giderek işi daha da zorlaştırıyoruz. Düşünceler hep süzgeçten geçirilerek aktarılıyor. Gerçekten bir dayatma var mı? Yaşamı dayatma düzeneğine çeviren ya da çevirten ne? Belki de rutin düzeneğin kendisidir. Gerçekten ne kadar yaşıyoruz. Sadece severken mi yaşıyoruz! Ya da ayrı iken hisettiğimiz melankoliler mi bizi ayakta tutuyor?

Sana soru soruyorum, cevap vermiyorsun! Yanıt  Y O K !!!

S u s u y o r s u n…
Seninle konuşmaya çalışıyorum, konuşmuyorsun !!!

S u s u y o r s u n…
Bak , sen bana ne yapıyorsun ?

Aslında beni bilerek ya da bilmeyerek eğitiyorsun…
Ama hala  düşünmeme bir çözüm bulamadın ya!!!
Hala uçuşlardayım…
Ne seninle, ne sensiz,
Gönlüm söz dinlemiyor…
Kelimeler dans ediyor,
Varlıkla yokluk arasında dolanıp duruyorum.
Zaman hakkında düşünüp duruyorum.
Zamanda aynı yolda yürüyor muyuz BİZ ?
Aynı saatleri yaşıyoruz ama aynı zaman içinde yaşıyor muyuz ki ?
İnsan görmek istemiyorum !!!
Sadece sessizlik istiyorum !!!
Kendi sesim bile hasta ediyor beni….

Bazı zamanlar sadece beden olarak yaşasam ne güzel olurdu diye düşünürüm.Güneşi, havayı, rüzgarı ve kendimi hissetmeden sadece yaşasaydım ne olurdu? İşte yine sana döndüm yazıyorum. Belki aynı sözler, aynı terane ama! İçim titriyor…Bu garip bir hal. Tarifi bende değil. Düşünüp duruyorum. Gidiyorum. Her gidiş de yaşadığım o garip ayrılık kaygısı şimdi yok. Aidiyet duygumu yitirdiğim için sanırım bu kadar rahatım. Bu dünyada hiçbir şey bana ait değil. Hiç bir şeye benimsin diyemiyorum…Canım bile benim değil. Her şeyin tasarrufu başkasındaysa ben ne yapabilirim diye düşünmekten insan kendisini alamıyor. En azından safını belirleyebilirsin o zaman …Yaa !!!Ben kimden yanayım ?

Düş kurmadan bir adım öteye gidemiyorum
Gerçek nerede başlayıp nerede bitiyor
Ben nerede başlayıp nerede bitiyorum
Hep sorular var zihnimde ama ya cevaplar
Her şey benden ayrı
Giderken ne kendimi ne de seni götürüyorum
Sadece toz olmak istiyorum,
Zaman bir toz aslında değil mi ?
İçinde sadece kendini saklayan
Ama bu öyle bir toz ki içinde yaşamı taşıyor
Özünü toz yapsan ne olur acaba ?
Hep son solukta bir hikaye yazıyorum
Her yarım kalmış hikayeyi yeniden yeniden yaşayarak tamamlıyorum…
Oysa tamamlanacak hiçbir şey yok!!! Hiç bir şey !
Zaman toz…
Ben toz…
Sadece birbirimize karışıp duruyoruz
Gerçekten karışıyor muyuz?
Zaman bana karışmadan bir an olsun bir yerde durmak istiyorum.
Ne olursa olsun durmak istiyorum… DUR BEN… LÜTFEN DUR !!!

gökyüzünde dolanan iki kuş gördüm. Biri hep diğerini izliyor. Yüreğim öylesine seninle dolu ki ben de bir kuş olmuşum seni izleyip duruyorum. Nereye kadar gideceğimi bilmeden. Gittiğin yere beni götürüp götürmeyeceğini bilmeden. Gerçekten beni götürür müydün? Bunu bilmeyi çok isterdim. Götürseydin neyin olarak gelecektim ki!!!

Tek bildiğim zamansız acı çekmek insanın canını çok yakıyor!!!
  

Klavye yazıları
Yazara mail gönder | tarafından yazılan tüm yazılar Klavye | Yazıları takip et (RSS)

 

One Response to “Belki de insanlar hep mutlu yaşar.Belki de …Kimbilir?”

  1. 1
    bir_mavi_olum Says:

    Anlamanı istediğim bir şey var! Ama o içimdeki umut değil hatta o kadar umutsuzum ki kelimelerim aciz ve yetersiz kalıyor… İçimde öyle bir şey var ki adını ****adığım. Bu öyle yürüyüp gidecek bir şey de değil…Mutlu olmayı özledim.. Gülücükler atmayı özledim. Oysa ne çok severim gülmeyi.. Dolu dolu hemde.. kahkahalar atarak.. Çok özledim çocuklar gibi umarsız şen olmayı.. Ama sağımdan solumdan öylesine çok çekiştiren varki. Onlarla uğraşmaktan unutur oldum bunu. Özledim.. Hemde çok..Yüreğinize gömün beni bugün…!!!
    Evrenin bütün güzelliklerini kutsayan yüzümü gömün yüreğinize.
    Yorgunum kırık dökük kelimelerle konuşmaktan. Yorgunum boş yüzeylere dolu kelimeler yazmaktan.
    Usandım kendini tekrarlayan başlangıçlardan…

 

Yorum yap

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.