Akşamlar geceye soyunup dururken ve çekip giderken bütün eşgali yıldızların ben göğe yükseliyorum sanki!SENİ YAŞIYORUM işte upuzun yolların umutlara bağlandığı uzak bir kentin en ücra yerinde! İç cebimde yannızlık bakışlarımdan bir tutam umut demeti ve yanlızlığıma tütsü yakarken ben sen gecenin ağaran saçlarıyla bir rüzgar olup geliyorsun taa o uzak kentlerden…Ben bir ülke oluyorum işte o an bütün halklarıyla aşk dolu bir ülke!
şimdi masalsı bir güzelliğe kapılıyor gülüşlerim.Bana bir kere susma hakkı verseydin sana neler söylemeyecektim! Oysa sen hep payına susmaları aldın bana ise hep sessizliğin ezeceği vakitlerle savaşmalar kaldı. Evet! susmak birilerini hep konuşmaya mahkum etmekti. Ve en çok konuşan en fazla hata yapandı her zaman. En çok susanın hep haklı kaldığı gibi… Sessizlikten korkan birine sessizlik dayatmak hem de bir lütuf bir armağan gibi işlenen en haklı suçtu. Yudum yudum ömründen çalıp hayallerini umutlarını daha da ötesi kendini bile unutabiliyormus insan.
Haykırıyor isyan ediyorum bazen kendime ama elden ne gelir bütün dertler acılar yine benimle.olsun diyorum varsın buda olsun alışırım diyorum işte bu arada bir mermi daha vuruluyor beynime.olmuyormus güzelim alışılmıyormus bu acıya. Acınında acısı vardır bende biliyorum.Ama kalbim kaldırmıyor artık öylesine yorgun öylesine gecmişim ki kendimden artık insanlar bile vazgecer olmus benim bu halimden.zaman diyorum ilaç diyorum buda gecer diyorum.Ama itiraf edeyim mi sana..Uzun zaman oldu biliyor musun? Bu kağıtla bu kalem buluşmayalı.. Belki de çok şey daha var içimde buluşmak istediğinle buluşamayan Çok şey!! Yine bir durgunluk havası var bende.. Yine duygusallık.. Ve yine bir şeyler çırpınıyor yüreğimde
Yüreğimin de içinde.. Bir kuş saklı sanki göğsümde Ha uçtu..Ha uçacak..! Şimdi seni ne kadar özlüyor olsam da ´´Yine benimle ol´´diyemem sana. Desem de neye yarar ki.Hayatımızdan; senden ve benden çok şeyler kopup gitmiş.Biz çoktan bitmişiz.Ama biliyor musun SEN hiç bitmemişsin.İlk günkü gibi yine burdasın.Yine yanımda; yanıbaşımdasın.Kalbimdesin.Her yerdesin. Ve biliyorum ben nereye gidersem gideyim,nerede olursam olayım sen hep benimle olacaksın. SEN HEP BENİM OLACAKSIN BİRTANEM…
SENİ HALA ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM…Hayat,varlığını bir sende hissettiğim hayat.
Kimi zaman masmavi gözlerine bile beni deli eden hayat.Sende başlayan ve neredeyse bitmek üzere olan kocaman bir hayat… Sende başladı işte…Bir bakışınla,bir gülüşünle.Sonra kucağıma sığmayan bir merhabayla… Rüzgara tut şimdi narin gövdeni. Aman demek için, kırılan bir kaleme ağlamak için henüz çok erken. Suçumuz sorgusuzluk, suçumuz yaşamanın aman dilemez sağrısı. Kirli sokaklarında dolaşırız da bu hayatın, temiz düşlerle uykulara dalarız her mevsim. Her insanın bir türlü başını koyamadığı bu ceza kütüğünde, dudaklarına baharları sürerek, ömrüne yarınları yükleyerek dolaşmazsan, sevdaya sürgün, aşk’a üzgün yaşarsın. Aşk iğnesiyle dikilince bir dikiş, kıyamete kadar sökülmez imiş. Aşk ile insan elbet güneşe benzer; ve aşksız gönül misal–i taşa benzer. Hayatı aşka bölünce hayat çoğalır; bütün hayatları toplasan geriye aşk kalır. Gelip kemiğe dayanınca dünya, hayata atılan kemend olur; göz kapaklarından vurulunca kasırgalar, annelerce deprem, babalarca bend olur. Aşksız bahar dallarını kuru bir ayaz boğar, aşksız rahmini yargılayan bebekler nagehan doğar. Mahrem düşüncelerle perdelenen odalarda ya ezel ya ebet olur; aşk kayıp giderse dünyadan ebet kıyamet olur; sevgisizlik gelir, dünya cehennem olur. O kadar saçma ki yaşananlar anlamıyorum, neyim ben, nasıl biri oldum, yapmam dediklerim şuan yaptıklarım ve ben buradayım, nerde olduğumu, neden olduğumu bilmeden anlamsız bir düş gördüğüm ve ben düşlerden bıkmış durumdayım, niye olduğunu bilmeden, neyi, neden sevdiğimi bilmeden, bir şeyleri yaşamak bir şeyleri acı çekerek yaşamak ve sebepsiz sonuçsuz anlarda olmak…
( Yazan Hayat Kırıntısı YakupHan Ulu…
“Gökyüzünün altında her şey Allah’ın elindedir!”
Klavye yazıları
Yazara mail gönder | tarafından yazılan tüm yazılar Klavye | Yazıları takip et (RSS)






