Hıçkırıklar yankılanmaya başladı bile..Gözlerim kan çanağı olmuş kirpiklerim ne kadar da ıslak..Dilimde ise sürekli bir şeyler.. Ben şimdi senin yalnızlığında kaldım hadi sar beni diyor içimdeki ses hadi sar..! Hep korktuğum cevaplarda gizlisin artık.Cevaplamaya yüreğim yetmiyor.. Şimdi , bana hüznün yolu düştü,hadi yüreğim duramayız artık burada.. Yoksun ya, tebessümlerim düşmüş, gözümün bebeğine esir olmuş bir hüzün.. Seninle her gece yıldızların sağnağında sana düşlerimi sundum. Bir an hayat yokusunda yorulsam, kenar köşelerde değil, ben senin yüreğinde ” nefesini ” soludum. Ruhum düşlerine sığındığım gecelerim gibi simsiyah…Oysa gözlerine hayran tüm renkler…Sadece gözlerimde saklı herşeyim…Sesin gelmez oldu artık yüreğime Özlemin ulaşmıyor yalnızlık mabedime Sen unuttun diye beni Artık dönüşmüyor kelimeler birer yazıya… Sessizce
devamını oku »
Bir düşten daha uyandım.. Terler içinde kalkıp yine seni sayıkladım..
Offff Beee offfffff…aradan kaç gün geçmişti hiç farkında değildim ,yine erkenden odama çekilmiştim . yatağıma gittim ama uyumak mümkünmü o haberi aldıktan sonra yatağımın içinde hiç uyumadan ve sessizce ağlayarak sabahı ettim. Bunun için yaşamışım diyorum ya da 26 yıldır hiç yaşamamışım, seni görünce,Değermiş hayat yaşamaya acı çekmeye varlığınmış ayakta tutan beni bilmesem de seni, kader ağını örünce,İmkansız ötesi bir şeysin, yıldızı bile gece görürsün bulut yoksa ama sen düşlerime sığmıyorsun sabah yastıgımda bir gözyaşı tanesisin kendimden bile sakladığım, senmisin beni bu hale getirip ,öylece ortada koyup giden yoksa kadermidir beni sensizliğe iten ,neden diye sormuyorum .çünkü kaderimi kendim çiziyorum.. Akşam diyordum ya .
devamını oku »
Çok uzun zamandır zamansız yaşıyorum..Zamanlarım fırtınalı denizlerde,zamanlarım gökyüzünde derinlerde..Deniz dalgaları hırçın bu saatlerimde..Dalgalar dev kayalara vuruyor düşüncesizce….Hangi acımasız yazgıydı, onu yeniden aynalara baktıran. O aynalar ki, hiç yalan söylemeyi bilmezlerdi. Geçen yılların bırktığı izleri insanın yüzüne acımasızca vururlardı. Azaltamazdı ki kalan saçlarındaki akları, yüzündeki çizgileri. Küçülüp, eriyordu, o güzel yüzünün belleğine kazınmış resminin yanında. Utanıyordu sevdasından, aşkından. Ona giden yollardaki uçurumlar, engeller büyüyordu. O, giderek uzak ve erişilmez bir çicek oluyordu. Kar etmiyordu hiçbir şey; bilge teselliler, kitaplarda okudukları…Hatta adımı sorsalar bile bomboş gözlerle tereddüt edip öyle söyleyeceğim. Bugün biraz eksiğim sanki… Saatlerdir yürüyorum nereden gelip nereye gideceğimi bilemeden, bildiğim tüm yolları bilmeden fark etmeden. Tek duyduğum ayaklarımın
devamını oku »
Bana sensiz ağlamayı öğret.. ahh yanımda olsan, Deli gibi sarılsam sana, öyle hasretimki… Elimi kalbime koyduğum her an seni yanımda bulacakmış gibi oluyorum. ne kadar uzakta olursam olayım yine sendeyim. Özlüyorum seni bu daha önce hiç olmamıştı ..Tarifi imkansız karmaşık duygular içerisideyim ama mutluyum Şimdiye kadar hiç olmadığım kadar mutluyum.. Kaybetme korkusu mu acaba hep bu hazin sonları hazırlayan? Kaybetme düşüncesi mi çağırıyor bu kederli ayrılıkları? Hani diyorum ki acaba inansaydık ikimiz de bu aşkın gücüne, bitmeyeceğine dair inandırabilseydik kendimizi, acaba farklı mı olurdu? Çarpışan iki kocaman yalnızlıktan bir bütünlük doğar mıydı ki? İkimiz de korkaktık düşüncelerimizin gücü önünde. Bu yüzden ben kaçarken senden, sen vazgeçtin kovalamanın zahmetinden…Ah neden sevilmeye böylesi açım ki ben? Sana dair harflerim, kalemimden akan mürekkebe bulaştı yine .. Silinmez bir daha ak sayfanın üstünden.. Doyamadım sana ben… Geç kalmış
devamını oku »
Kaç zaman oldu okşanmayalı kızıl renkli saçlarını. Suya aşk yazan kadınsın. Dediler ki ‘Aşk, yürek yakar, can acıtır.’, Bunu kime söylüyorlar, İşte; bu gecede yanlızım,yine dilimde aynı sözcükler. Yüreğimde aynı hüzün,yine karanlığa teslim olmuş yanlızlığım. Yine anıları çıkartacağım yüreğimden,sereceğim önüme. hayatı, sözlere sığdıramayan; sözlerle hayat’ı dokumaya cesaret edemeyenlerin öyküsüdür bu.kızıl saçlı kadın. Şimdi gözlerimi yumuyorum ve saçlarını okşuyorum.. Ağlıyormusum?…”hiç de bile”…olsa olsa yokluğunun buğusu kaçmıştır gözlerime ve bir kaç damla yaş kurtulmuştur, Ağlıyormuyum?…yok be canım…daha dur,nereden çıktı şimdi?sadece ellerim titriyor..Saçlarını Kızılaçalan saçlarını okşarke. Ağlıyormuyuz…evet Ağlıyoruz… Ağlamaklıyım evet…ama sadece ağlamaklı…Biliyormusun,artık salya sümük ağlayamıyorum bile… Ben yalnızlığımın koynuna sokuluyorum.Söz dinlemez,huysuz bir çocuk gibi,azar azar
devamını oku »