Bu şarkının beni bu kadar etkilemesinin bir nedeni de. ilk kez doğum günümde dinlemiş olmam sanırım. Bu sözler, aslında hayatın su misali akıp gittiğini ve boş geçen her saniyeden pişmanlık duymam gerektiğini hissettirdi.Ama ben…Şunu bilmeni isterim ki ben hayatımdaki en güzel sevdayı,en güzel tutkuyu,en güzel aşkı yaşıyorum sayen de…Bu aşkı sadece kendi yüreğime anlatabiliyorum belki ama mutluyum inan ..Mutluyum.Hayallerim…Hayallerimiz vardı…Yıldızımız vardı her gece kaymasını istediğimiz,kaydığını görünce dilekler tuttuğumuz..Karanlıklarda hep omuz omuza ağlamadık mı? Hatta bir gece sen benim yıldızı mı çalmadın mı? Ne çok ağlatmıştın beni…Her yağmur yağışında bu kentte, damla damla düşerdi özlem. Islanmak değildi beni korkutan, o damlalarda boğulmaktı. Yokluğun beni boğardı. Öyle zorki dayanmak, sensiz geçen her dakika yüreğime çözülmeyecek bir düğüm atardı.Yetim duygular istila ediyor tüm hücrelerimi. Sorular.. sorular.. sorular…
Rana alagöz’ün bir şarkısı bu. ;” herşey bitmiştir artık….”
İki tip insanın mutsuzluğa mahkum olacağı belirtiliyor Birincisi, mutluluğunu gelecekte yaşayacaklarına endeksleyen insanlardır Bu insanlar mutlu olabilmek için sürekli olarak bir takım şartların yerine gelmesini beklerler Farkında olmadan yaşamı ertelerler Mutluluklarını şartlara bağlamışlardır Adeta gelecekleri bugünlerine ipotek koymuştur
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.
Şimdi yanımda birçok gerçek uçuşuyor
Kanatları ışıyan kelebekler gibi.
Gözlerime dokunuyor ışıkları
Soluk oluyorlar bedenime.
Yürümeye başlıyor bedenim uyanık ruhumla
Geziniyor binlerce renk içinde.
Belki de bir ağacın bin yıllık gölgesinin,
Bir meyvenin olgun tadının
Rengi dokunuyor gülümseyişime
Bana seni getireceksin. Mutlaka geleceksin! Gelirsen, saçlarını taradığın rüzgarla gel! Iste Sana oyle bir baglanmisim ki ..Ne hasret koyuyor canima artik nede gurbet Senin varligin bana mutluluk veriyor sadece..Biliyorum cok uzaktasin Kilometrelerce uzagimda bir yerlerdesin Ve biliyorum Aman neyse ya ..Yine bunlarla bitirmek zorundayim Yine suslu kelimeler kuramiyorum Senin icin..Seni cok ozledim Herseyim seni bana baglayan zincirim Hitap edemedigim…
Bak kış kapıya dayandı, dallarını terk etti son yapraklar, dökülmeyenlerden olamadık, uykuya yatamadık, bahara çıkacak gücümde kalmadı, biliyorum kar yağınca içim daha çok üşüyecek. Kuşlarda sıcak iklimlere göçüp, yuvalarını terk etti; turkuaz değil artık deniz, kirlendi kireç beyazı evler, tonunu kaybetmiş yeşilin koynunda son sarı güller…
Akşamlar geceye soyunup dururken ve çekip giderken bütün eşgali yıldızların ben göğe yükseliyorum sanki!SENİ YAŞIYORUM işte upuzun yolların umutlara bağlandığı uzak bir kentin en ücra yerinde! İç cebimde yannızlık bakışlarımdan bir tutam umut demeti ve yanlızlığıma tütsü yakarken ben sen gecenin ağaran saçlarıyla bir rüzgar olup geliyorsun taa o uzak kentlerden…Ben bir ülke oluyorum işte o an bütün halklarıyla aşk dolu bir ülke!
şimdi masalsı bir güzelliğe kapılıyor gülüşlerim.Bana bir kere susma hakkı verseydin sana neler söylemeyecektim! Oysa sen hep payına susmaları aldın bana ise hep sessizliğin ezeceği vakitlerle savaşmalar kaldı. Evet! susmak birilerini hep konuşmaya mahkum etmekti. Ve en çok konuşan en fazla hata yapandı her zaman. En çok susanın hep haklı kaldığı gibi… Sessizlikten korkan birine sessizlik dayatmak hem de bir lütuf bir armağan gibi işlenen en haklı suçtu. Yudum yudum ömründen çalıp hayallerini umutlarını daha da ötesi kendini bile unutabiliyormus insan.
Bile bile çürümeye terk edeceğinize, bir cana nasip olsa olmaz mı ???…
Destekliyoruz!
YASAL UYARI
İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununu çerçevesinde tüm hakları saklıdır. Bu SİTEDE yer alan tüm müzik, fotoğraf ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır.
A k v a r y u m
ŞİİR KÖSESİ
Sana çirkin dediler,düşmanı oldum güzelin;
Sana kafir dediler, diş biledim hakka bile
Topladın saçtığı altınları yüzlerce elin,
Kahpelendin de garez bağladım ahlaka bile
Sana çirkin demedim ben sana kafir demedim
Bence, dinin gibi küfrün de mukaddesti senin
Yaşadın beş sene kalbimde ,misafir demedim
Bu firar aklına nerden ne zaman esti senin
Zülfünün yay gibi kuvvetli çelik tellerine
Takılan gönlüm asırlarca peşinde gidecek
Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine
Aşkım seni canavarlar gibi takip edecek
Faruk Nafiz ÇAMLIBEL