İşte sen yağıyorsun her yere
Seyretmesi güzel
Düştüğün her zerre ılık
Kaybolması bir anlık
Tüm şehre hükümsün
Gördün mü ıslanan insanları
Seyrettin mi senin altında yürüyen
İki çift yüreği
Kimisi el ele tutuşmuş
Kimilerinin elleri ağzında
Birazcık sıcaklık
Sevgi için
Tek başına…
Kimbilir bu yazdıklarım bir kitap olacak mı ? Olacaksa da ne zaman olacak ?Biraz karışık, evet ama bunlar zor durumlardır bilirsiniz. Burada şunu özellikle belirtmeme izin verin. Hikayedeki kişi ve olaylar hiç kimseyle uzaktan yakından ilgili olmayıp baştan aşağı düzmece ve uydurmadır. Kimi dar görüşlü kesimler , öz yaşamsal konuların yer almış ,hatta ağır basmış olduğu savını ileri sürebilirler. Bunlar eleştirecek başka şey bulamayanlar olacaktır benim için. Sorarım size bir sanat eseri yaratırken insanın kendi yaşamından yararlanması neden bu kadar küçümsenir? Başkalarını anlatmak beceri olur da kendi kendini anlatabilmek cesareti niye böylesine hor görülür? Bu hor görücülere şunu söylüyorum: Dedikodu kötü şeydir, dedikodularla uğraşmayın. Bir kadının bağımsızlık ve mutluluğu umutsuzca arayışını içtenlikle anlatmaya çalışıyorum sadece .Bu satırlara gelinceye kadar, zaman bir yerlerde takılıp kaldı benim için.Hem de uzun bir süre … Gereğinden uzun akşamlar, geceler, sabahlar ve günler yaşadım. Geriye doğru çalışıyordum zaman zaman …Geçmiş ve gelecek arasına sıkışıp kalmak,böylelikle yaşamımın bir bölümünde zaman kavramını neredeyse bütünüyle yitirmiş oldum. Bunun yaşamıma yepyeni boyutlar kattığını yadsıyacak değilim elbette … Aynı anda içiçe bir kaç zamanı birden yaşayabilmek kolay olmasa da şaşırtıcı ve olağanüstüydü benim için.
Kim? Biz kim? Biz yani ben bu kitabı tamamlayabilecek miydim ?Bu kitap ,bütün kitaplar da olduğu gibi bir takım insanların başına gelmiş bir takım olayları anlatıyor. Birini, bir başkasını, bu iki kişiden bağımsız ya da onlarla şu ya da bu biçimde bağlantılı bir üçüncü kişiyi. Belki de tek görünüm altında iki kişiyi, ona yakın olanı ya da uzak olanı …Ve bu insanlarla anlaşılması zor bir ilişki içinde olan tek bir kadını , ya da kendini anlatamayan bir kadını konu ediniyor. Sıradan bir öykü de olabilir bu ;Ne yapalım yani, herkesin hayatı roman ! Ohooo, ben anlatsam… deyip çık işin içinden. Önyargılı olmamak lazım…Ve yılmamak lazım…Bu yazılanları her bakımdan karanlık bulanlar olacaktır. Evet, karanlıktır da . Karamsar bir dönemde karmaşık karanlık ilişkileri, karanlık duyguları ve eylemleri başka nasıl anlatabilirdim ki… Kendimi şöyle avutuyorum, önemli olan ruh. Önemli olan bu kitabın ruhu olmalı, öyle değil mi?
Asıl sorun kahramanlarım oldu benim için…Yazı kahramanlarımı , onların karakterlerini oluşturmak oldu …Yüz yüze gelmek , karakterleri tanımak istedim açıkçası ve bu çalışma da çok tehlikeli kulvarlarda dolaştım …İşte ben yüreğimle çıktım bu yola .Ve yüreğimin götürdüğü yere doğru yol almaktayım…
Baş kahramanım da Bulut Adam oldu …Ondan çok sık bahsedeceğim yazımın ilerleyen kısımlarında size …Bu hazırlamış olduğum video da tavanarasın da ki Bulut Adam ‘a … Olur aaaa!
Ş.J.Kom.Er Abdurrahman BOLAT 1987 Doğumlu Hatay/Hassa/Mazmanlı Köyünde Dünyaya geldi Fakir ßir ailenin Çocuguydu Babası çiftçiydi kendi halinde bir yaşamları vardi Abdurrahmanın Ailesi Sonra Hassa Ardıçlı beldesine taşındı ve aktepe lisesine başladı Liseyi bitirdi 2 yıl Sonra Acemiliğini Yapmak üzere İzmir YeniFoçaya Gitti Oradan Erzincan düştü ve Kantinci seçildi Kantincilikte Çok Sıkıldığı İçin Komutanına ricada bulundu görevlere çıkmak istediğini soyledi ve artık Abdurrahman Görevlerede Çıkmaya ßaşladı ve Son Görevide Erzincan’ın Kemah ilçesine gitmek Oldu Yola döşenen mayın uzaktan kumanda ile patlatıldı ve 9 Silah Arkadaşı ile birlikte şehit oldu. Ailesi ßu Haber Duyunca Yıkıldı Anası Saçlarını yoldu göz pınarlarında Yaşlar Kurumuştu Abdurrahman bolat’in Cenaze Töreni 5 bin nufuslu beldede 10 bin Kişinin Katılımı ile Ardıçlı Yeni Mezarlığında Toprağa Verildi Allah Kimseye Kara Haber verdirmesin Allah Şehidimizin Mekanını Cennet Eylesin Allah Yardımcın Olsun Ailene Ve Tüm Sevenlerine Sabır TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…
AKAN KAN BAYRAK İÇİN
ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
ONLARA VEFA BORCUMUZ VAR,SİZLERE MİNNETTARIZ EY ŞEHİDİM !!!
KİŞİSEL NOT : fACEBOOK ‘ TAN İLETİLEN BİR MESAJ , PAYLAŞMAK İSTİYORUM VE SADECE BU MİLLETİN DUYARSIZ OLDUĞUNA İNANMAK İSTEMİYORUM….
Şehitlerimiz Dedik 5 10 kişi geLdi Ülke Elden Gidiyor dedik 3 5 kişi geLdi Yorum ßirakdi Münevver KARABULUT Karşıtları Diye ßir grup Yaptık 3 günde 500 Tane yorum Yapıldı ßu Ne Anlayış ßu Ne Zihniyet Anlamadım (143) Katılmayacaklar Var diyor Ne Var Kabul Etseniz Eliniz mi yorulacak Ayıp Doğrusu Münevver Karabulut Cinayeti gißi Aşk Serivvenlerini izleyeceğinize dinleyeceğinize Asıl Mevzulara Kulak Versin Yazık Size ßiz Kalkıpta eften boktan şeyler yollamıyoruz ßu Vatan İçin Şehit Düşmüş Askerlerin Anılarını Anlatan günlerinin Nasıl geçtiğini Anlatan Vatan Nasıl şehit Düştüklerini Anlatan gruplar Etkinlikler Yapıyoruz Siz ßurada Rahat (bende Dahil) Facebook ta Yazışıyorsak Asklerlerimiz Sayesinde ßunun Farkındamısınız ? Ayptır günahtır Sizden hiç ßir şey istemiyoruz Sadece Duyarılı Olun Diyoruz Kulak Verin Diyoruz !!!! ßiz Duyarsız oLursa Tayyip Satarda ßaßasinida Satar
Ey Türk! ..
Üstte mavi gök çökmedikçe
Altta yağız yer delinmedikçe
Senin ilini ve töreni kim bozabilir
Şehitlerim Gazilerim Emin Olsun Dedik…!
“en uzak mesafe ne Afrika’dır, ne Çin, ne Hindistan,
ne seyyareler ne de yıldızlar geceleri ışıldayan…
en uzak mesafe iki kafa arasında ki mesafedir birbirini anlamayan…”
insanlarla aranıza koyduğunuz cinsten olanı, bir kez iyice azaldıktan sonra yeniden açmak istediğinizde sabit tutulamayan, gittikçe büyüyen…Eski sevgiliyle arkadaş kalamamak gibi mi ki? Ya da bir kez dostunuz olanla dostluğu yitirince arkadaş, tanış olamamak hep bu mesafeden belki de…
Bazen insan yakındayken bile her gün görüşemez, yapamaz bunu, sıkılır bir noktadan sonra…Yormaya başlar bu ilişki. Sevmek iyidir, ama nefes aldırmak güzeldir ilişkinin diğer tarafına… “Sana ulaşamıyorum, korkuyorum “ ,çözüm olmuyor. Bir hayatı var karşı tarafın da. O anda söyleyemediği bir şeyler var. Ve en önemlisi hayat gerçekleri var, kimsenin kimseye tam manasıyla sahip olamayacağı gerçeği gibi…
Neden yazıyorum ben bunları yine bir anlam vermiş değilim ; can sıkıntısı diyelim.Bir kelime arka arkaya yinelendiğinde görüntüsünü yitirmesini,hissettirdiklerinin silinmesini istiyorum dercesine …Mesafe … Mesafe…
Belki de yeryüzünde bir daha hiç savaş, hiç ölüm, hiç acı olmaz. Belki de insanlar hep mutlu yaşar. Belki de… Kim bilir?
“Sevmeyi bilirim. Acıyı bilirim. Sevmenin hayatı nasıl acıya çevirdiğini bilirim Ama hayat daha değerlidir sevdadan Hayat daha büyüktür sevdadan Hayat daha güzeldir sevdadan Sakın hayattan vazgeçme”
Kime? Niçin ? Neden ? … yazıyorum bu satırları bilmiyorum .Ancak bir sesleniş olsun istiyorum.
vazgeçilmez olmak yada vazgeçememek…Belki de bütün insanların aslında aradıkları, farkında olmadan istedikleri, hatta büyük bir arzu duydukları bu durumu tattıklarında yaşayacakları mutluluğa tutku ile sahip olmaları…Hatta farkında olmadan başka birşeylerin peşinde olduklarını zannettikleri…
Oysa çok önemsiz ayrıntılar da bile insanlar farkedilmeyi ve sonucunun vazgeçilmez olduklarını görmeyi bekliyorlar…
Bile bile çürümeye terk edeceğinize, bir cana nasip olsa olmaz mı ???…
Destekliyoruz!
YASAL UYARI
İçerikler kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz, alıntı yapılamaz. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununu çerçevesinde tüm hakları saklıdır. Bu SİTEDE yer alan tüm müzik, fotoğraf ve diğer telif hakkı içeren içerikler salt tanıtım amaçlıdır.
A k v a r y u m
ŞİİR KÖSESİ
Sana çirkin dediler,düşmanı oldum güzelin;
Sana kafir dediler, diş biledim hakka bile
Topladın saçtığı altınları yüzlerce elin,
Kahpelendin de garez bağladım ahlaka bile
Sana çirkin demedim ben sana kafir demedim
Bence, dinin gibi küfrün de mukaddesti senin
Yaşadın beş sene kalbimde ,misafir demedim
Bu firar aklına nerden ne zaman esti senin
Zülfünün yay gibi kuvvetli çelik tellerine
Takılan gönlüm asırlarca peşinde gidecek
Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine
Aşkım seni canavarlar gibi takip edecek
Faruk Nafiz ÇAMLIBEL