Üye değilmisin? Üye ol | Şifrenimi unuttun?
Paneli kapat

30

Tem

2009

Yak gel

By Klavye. bulunduğu kaegori K e n d i m c e, müzik | 1 Yorum »

Son bir kaç gündür listemden düşmeyen bir şarkıyı daha sizinle paylaşmak istedim gerçekten sözleri insanı etkileyen alıp götüren bir şarkı olmuş

Uzun oldu, ne zor oldu
Kalp yoruldu dön gel, herşey kalsın
Yalnız aşkla, yalnız aşkla dön gel
Affettim, kendini akla,
Sende aşkla, yalnız aşkla dön gel

Yak gel bildiğin ne varsa
Sat gel, gözüm yok para bulda
Yalnız sanadır bu hasretim
Dön gel vaktimiz daraldı
zaten şu yalan dünyada
Gel inadı sevdiğim

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

 

29

Tem

2009

tanıştığım bir yazar

By Klavye. bulunduğu kaegori K e n d i m c e | yorum yok, ilk Yorumu sen yap »

 

Tanıştığım bir yazardan  bahsetmek istiyorum sizlere.Bana “işte aşk kadını ! “ dedirten bir kadın Jale Sinar…

Kendisi ile tanışmamız Altınoluk ‘ ta evden kendimi bir hışımla , üç tane çocukla dışarı attığımda gerçekleşti. O gün çok bunalmıştım.Baba evine tatile gelen ben  , dört günde tatil burnumdan gelmişti.Evet… Kardeş, her Allah’ın günü saat 15.00 – 15 .30 larda kalkıyor uykusundan . O zamana kadar  bu üç çocuğun  değişik bir ortamda olmanın etkinliklerinden mi  bahsetsem . Yoksa babamın eşinin üç aydır evinde olmayışının hikayesinden mi  , babamın serzenişlerini mi  yazsam buraya… Sonra da onun ardından kardeş kardeşe yaptığımız tartışmanın uzayan boyutlarını mı ???…

Ben vazgeçtim , ben aşk kadınını yazmak istiyorum;

Molida Otele götürdüm çocukları o gün. Altınoluk beldesinin en serin  yeriydi benim için o otel… Hamburgerlerini yediler, jetonlarla langırt oynadılar, ben küçükle koşuştururken bu hanım gözüme takıldı , bir stantta duruyordu, stantta kitaplar, güzel kokular , mumlar …

Başta üç çocukla rahatsızlık vermek istemedim kendisine , ama beni çekiyordu bu ortam kendisine .“ bende de dört çocuk var  J “ demesiyle , ayak üstü sohbetimiz başladı .Bana Flu Çocuklar adlı eserini imzalamasını istedim  ve amatörce yazılarımdan , sitemden – Kl@vye Dostluğu - , hatta Tavanarası adlı bir çalışmam olduğundan  bahsettim. Bana yılmamamı tavsiye ederken , aşktan bahsetti kısaca … O saatten sonra dedim ki gerçek bir aşk kadını bu Jale Sinar. Kitabını okudum gerçekten ilk 65 sayfasında iç dehlizlerde  boğuştum , dediği gibi …

devamını oku »

 

Temel üzgün bir şekilde yolda ilerlerken ayağına birşeyin taklıdığını farketmiş.O da ne ?,aynı Alaaddi’nin sihirli lambasına benziyormuş.Hemen ovalamaya başlamış.İçinden tahmin ettiğinden daha iri bir cin cıkmış.”Dile benden ne dilersen!”,demiş.Temel korkak bir tavırla “özür dilerim”, demiş…

Geçen hafta tam bu gün bir olay yaşadım …Sanal dünya da , yapmadığım bir şeyi yaptım .Ama kimse bunu bana neden yaptın diye sorma zahmetine bile girmeden , benimle alay ettiler , suçladılar , ” pişkinlik ” , ” hırsızlık ” , ” egoist ” , saygısızlık ” dediler.Spaces alanıma saldırdılar, hatta arkadaşlarıma bile laf attılar.Farklı olmak değil , farkına varmak - benim değimimle farkındalık sahibi olmak - dememi yanlış anladılar…Vs vs. Şimdi neden mi yazıyorum bütün bunları; kişinin çok bunaldığı, hayatın yükü altında ezildiği zamanlarda sarf etme olasılığının bulunduğu sözleri ne yapmalı sorarım size?Kaçmalı mı ? Bu kaçış kişiyi bir nebze olsun rahatlatacak, maruz kaldığı kötü uyarıcılardan kurtaracak mı ? Ama bazı şeyleri içte çözüme kavuşturmadıkça; nerelere gidilirse gidilsin sıkıntılar bir yumruk olup kişinin böğrüne saplanacaktır. Çok mu karamsar oldu ne?

Öğrenci üstadına sorar: Ego nedir? Üstad yüzünü buruşturarak öğrenciye dönüp, “bu ne kadar aptalca bir soru, bunu sadece bir aptal sorabilir.” der. Öğrenci allak bullak olur, öfkeden kıpkırmızı kesilmiştir.Üstad gülümser ve şöyle der:”İşte ego budur!”

Ego şu yaşıma kadar bana çok ters gelen bir kelime idi.Latince bir kelimeden gelen ve ben, benlik, ile eş anlamlıdır ego. Bencillik, egoizm, benlik ,ben, id ve süper ego kelimeleriyle bağlantılıdır. Ego, insanın özgüven, özsaygının oluşturduğu iç dünyasıdır .

Benim yaşama bakış açımla ilgili bu ego .Hiç iyi sanmazdım bu egoyu , hatta kendimde olmaması gerektiğini düşünür , elimden geleni yapmaya çalışırdım .Benden uzak olsun da Mısır ‘ a sultan olsun bu ego  :lol:  Ama nerden bileyim bu yaşadığım olayla , egoya ihtiyacım olduğunu …Bireyin yaşamını devam ettirebilmesi için egoya hiç ihtiyacı olmasa da doğasında var…Pozitif ego, bencillik demek değilmiş. Bunun ayırımına varmak için böyle bir olay yaşamam gerekmeyebilirdi biliyorum . Bunu felsefe, kişisel gelişim ve psikoloji kitaplarından da öğrenebilirdim .Ulaşabilirdim ben bir çözüme ama yaşamak lazımmış ne diyebilirim ki.Yıllarca Sufi bakış açısına sahip olan ben , egoyu istemeyişimi gayet doğal olarak gören ben ,bahsedilen ego kırıntısını acaba pozitif ego mu? bunu da konuşmak gerekir .Takdir edersiniz ki buradan size şahsi bir yardım yapamıyorum sadece genel bildiklerimi paylaşıyorum.

devamını oku »

 

28

Tem

2009

Muhsin Bey

By Klavye. bulunduğu kaegori K e n d i m c e | yorum yok, ilk Yorumu sen yap »

Şimdi öyle bir yazı yazmalıyım ki

Ey beyaz saçlı, güzel huylu sevecen gülüşlü, anlayışlı adam! Yıllardır devlet dairesinde çalışmış ,kıt kanaat maaşına talim etmiş.Kira- su -elektrik -telefon ve son günler de internet faturaları ile boğuşan.Çocukları, aile babalığı yükü altında ezilmiş Muhsin bey…

Seni, nasıl mı tanıdım ? Çok güleceksin bana ; aklını kullanmaya azmetmiş ,zeki bakışlı eşin sayesinde .Sen onun için yalnız gecelerinin kurtarıcısı, sevinç ve neşe kaynağı, evine giren tek hayati özdün oysa.Ama seni bana bir anlattı ki;” ben bu adamı nasıl öldürürüm ? ” dedi bana .Evet bu korkunç cinayete beni de ortak etmekti amacı.Dünyayı bir hamlede günaha boğan ve günahın yükünü Muhsin Bey ‘ in boynuna asıveren bu kadın ,o suçu tek başına işlemek istemiyordu. Anlattıkça anlatıyor ,bir hamlede o suçu üstlenmemi istiyordu sanki… Bir başıma bu zayıf omuzlarla nasıl taşıyacaktım o yükü ? Onu öldürebilir miydim ben?

devamını oku »

 

26

Tem

2009

kum taneleri gibi hayat

By Klavye. bulunduğu kaegori K e n d i m c e | yorum yok, ilk Yorumu sen yap »

Kum taneleri gibi hayat.. Her bir bölümü yaşamımda bir kum tanesi gibi. Bir bakmışsın avuçlarında; bir bakmışsın parmaklarının arasından usulca sessizce süzülür durumda.. Ne kadar kapasan parmaklarını nafile. Kendine bir yol bulup kaçan taneler hep oluyor. Ve ben kaçan taneleri ne kadar sevdiğimi bilip üzülerek nemli gözlerle bakıyorum ardından..
Umutlarım gidiyor aslında her akan kum tanesi ile.. Boğazım düğüm düğüm oluyor “Sizi çok seviyorum” diyemiyorum.. Bunu dememin çok şey değiştirmiyeceğini bilmekte avuçlarımı kapamamı engelliyor. Çünkü ne kadar kaparsam avuçlarımı o kadar hızlancak kum tanelerinin kaçması..
Çıkmaz bir vuslata sürüklenen yüreğimde sen yanıyorsun! Bu gün kelimelerin tutsaklığına yer yok yüreğimde;

devamını oku »

 


Hayatta çok şey yaşayıp , çok şey gördüğümüz doğru;iyisi - kötüsü ile …Tabii bu yaşananlar elimiz de olduğu gibi -mıknatıs gücüne sahip iseniz yani - , tamamen sizin elinizden de alınmak istenir.Nerdeyse insanlar nefes bile alamama konumuna getirir sizi… Bir günde sizi hak etmediğiniz bir davranışla bile suçlarlar…Neden böyle bu insanlık? Neden herkes herkese saldırır oldu ? Ne oldu insanların anlayışına , hoşgörüsüne ? İnsan sevgisine , paylaşımcılığa … Lafa gelince herkes insan ,ama bak lafla peynir gemisi yürümüyor işte…,

Hikayemize geçelim öyleyse;

devamını oku »